Kırmızı Lale Film Festivali ve Neredesin Sen toplumu

0
496

Kırmızı Lale Film Festivali ve Neredesin Sen toplumu

Kırmızı Lale Film festivali geçtiğimiz hafta sonu Hollanda’da dördüncüsünü yaşadı.

Dörtte dört olamadı ama 5 inciye emin adımlarla gittiği kesin.

Başarılı tarafları müthiş organize, bol filmli festival ve sanatçıların seyirciyle buluşması.

Seçkin davetlilerle açılış yapan festival artık bir etik ve Hollanda’da Hollanda’lı Türkiyelilere yakışır bir buluşma tadında… Bu sene sadece filmler yoktu aynı zamanda, konserler ve sanatsal etkinliklerle de farklılığını gösterdi.

Festivalin korosu amatör ruhla hoş dinleti sundu.

Gastorie Produksiyon Hamur Hikaylerinden Hollanda’ca dans ve müzikli bir monologla yer aldı.

Bu akşam sinemacı Özcan Alper ile masterclass olacak… Gençlere ve sinema severlere Özcan Alper sinema üzerine masterclass verecek.

Sinemanın popüler kültür ile yol ayrımını da bu festival bize gösterdi. Birçok ödüllü filmler maalesef seyircisiyle buluşamadı.

Festivalin çıkış noktası doğuşu ve çalışma disiplini bizler için gurur kaynağı. Böyle profesyonel oluşumlara ihtiyacımız var. Bu konuda Mehmet Emin Alkanlar’ı ve ekibini kutlamak lazım.

Yanlış giden ise doğal olarak tanıtım alanı. Kitlelere ulaşamıyor bu festival. Dar bir kitleye ancak ulaşabiliyor. Bu konuda oldukça eksik kalınıyor. Filmler seyircisiyle buluşamıyorsa bu halkla ilişkiler bölümünde ciddi bir eksiklik olduğunu gösteriyor. Bu konuda cidden önlemler alınması lazım. Reklamcılığı ciddiye almak lazım. Reklama ek bütçe ayrılması lazım. Türkçenin yoğun olduğu bölgelere çalışmalar yapılması lazım. Yok eğer derdimiz kitle değil biz bize yeteriz diyorsanız yolunuz açık olsun. Salonlar boş kalır sen çalarsın ben oynarım.

Festivalin en çok göze çarpan etkinliklerinden biri Ebru sanatçısı Oktay Morkoç tarafından yapılan ebru çalışması ve ebru workshop’u. Ne yalan söyleyim önce fazla ciddiye alarak yaklaşmadım. Ebru pek bildiğim bir alan değil. Kaç ebru sanatçısı tanırım ki ne kadarını bile bileyim. Fakat Oktay Morkoç bize sadece workshop vermedi, anlatımıyla da bizleri ebru sanatı hakkında bilgilendirdi. Keyifli bir çalışma oldu. Oktay Morkoç ebru yaparken aklıma 1965 ve 2014 yılınında kültür bakanlarının ahlaksız tepkileri geldi. Sanattan anlamayan kültür bakanları gördükleri resim ve heykele ahlaki ders vermeye kalkışarak “Bu bizim örf ve adetlerimize uygun değil, tükürürüm böyle sanata, tüüüh tükürdüm…” demişlerdi. Bende sizin kültür bakanlığınıza tükürürüm sizde örf ve adetlerimize göre kültür bakanlığımıza uymuyorsunuz.

Dipnot: Bana göre festivalin evi olmalı. Bu ev başladığı şehirde kalmalıydı. Festival 4 yıl önce Rotetrdamda başladı ve Rotterdam’a izliyiciği çekmeliydi. Hem festival daha zengin ve kalabalık geçerdi hemde insanlar nereye niçin gelmesi gerektiğinin bilincinde olurlardı. Bölünmek iyi değil. Masterclass da öyle. Festivalin limanında kalmalıydı. Başarıyı tam yakalarken bölünerek başarısızlığa gidebilme ihtimalini umarım göz önünde tutar festival yöneticileri. Çünkü oldukça başarılı bir ekip varken ekibin enerjisini bölmenin bir anlamı yok. Festivalde artık Hollanda’dan da filmler olmalı pardon olmasına imkan yok özür dilerim siz haklısınız, Hollanda’da film çektinizde Kırmızı Lale festivali izletmedi mi?

 

Vedat Gültekin