• Çar. Haz 19th, 2024

USTALAR ŞİİR DOSTLARI İLE BİRARAYA GELDİ

ByHaber Merkezi

Oca 24, 2023

USTALAR ŞİİR DOSTLARI İLE BİRARAYA GELDİ

Özcan Özbay

“Her insanın bir öyküsü vardır ama her insanın şiiri yoktur.” diyor usta şair Özdemir Asaf. Okumaktan bıkmadığımız, her okuduğumuzda farklı anlamlar çıkardığımız şiirler vardır. Gönlümüze renk ve ahenk katan şiirler, dilimize pelesenk ettiğimiz nadide dizeler, usta şairlerin kaleminden bugünlere aktarılmış. Şüphesiz tüm saygıdeğer şairlerimiz keskin anlatımlarıyla kalbimizden içeri girmiştir. Biz o şiirlerde kendimizi arar buluruz. Bazen bir dizeye, bazen bir kelimeye saplanıveririz. Düşündürür bize şiirler. Hayatı, kendimizi ve kendi iç dünyamızı tüm çıplaklığıyla gözler önüne serer. Şiir okumak insana huzur verir. Bu zevki en iyi okuyan bilir. Şiirler hayatın akışını kısa süreliğine keser. Bazen geçmişe götürür, bazen bir damla yaş olur yanaklarımızda. Bazen sevgiliyi anar, bazen de onun hasreti körüklenir küçücük yüreğimizde. Kıpırdanıverir orası. Her okuduğumuz satırda sevgiliyi anar, farklı farklı anlamlar çıkarırız.

İşte böyle değerli iki şair Ahmet Telli ve Şükrü Erbaş, geçtiğimiz akşam Alphen a/d rijden da bulunan ADA RESTAURANT ta şiir sever dostları ile bir araya geldi. Stichting Hoops organizesi ile sevenleri ile buluşan bu ikili gece boyunca misafirlerle hem sohbet etti, hem de kendi şiirlerini okudular.

Program başında kısa bir konuşma yapan Stichting Hoops başkanı İsmet Buyurgan kendisininde heyecan ve sevincini dile getirirken geceye katılan herkese teşekkür etti.

İki saati aşkın bir süre devam eden sohbet, şiir ve anılar şiir severler tarafından sürekli alkışlarla kesildi.

Ahmet Telli Kimdir?

Yazar, Şair

Doğum: 1946, Karabük
Eğitim: Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü

Şair ve yazar. 1946, Eskipazar / Karabük doğumlu. Ortaöğrenimini Hasanoğlan ve Pazarören öğretmen okullarında tamamladı. Dört yıl köy öğretmenliği yaptıktan sonra girdiği Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Anadolu’da çeşitli ortaokul ve liselerde (1978-79), ayrıca Gazi Eğitim Enstitüsü’nde (1979-81) Türkçe-Edebiyat öğretmenliği yaptı. Türkiye Yazıları dergisinin yazı kurulunda (1977-84) bulundu. 12 Eylül (1980) askeri darbesi döneminde Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı’nca gözaltına alındı (1981) ve öğretmenlik görevine son verildi. Aynı yıl Ceza Kanunu’nun 141, 142 ve 146. maddelerine muhalefetten yargılandı. Bir yazısından ötürü 142. maddeden hüküm giydi. Sonrasında yayıncılık yaptı, çeşitli yayınevlerinde yönetici ve editör olarak çalıştı. Yeniden döndüğü öğretmenlikten emekliye ayrıldı. Çalışmalarını Ankara’da serbest yazar olarak sürdürdü.

İlk şiiri 1961 yılında Hız gazetesinde yayımlandı. Şiir ve yazıları 1972’den itibaren birçok gazete ve dergide, çoğunlukla Forum, İmece, Tiyatro’74, Edebiyat’81, Cumartesi, Türk Dili, Varlık, Oluşum, Dönemeç, Türkiye Yazıları, Somut, Damar, Cumhuriyet, Yeni Biçem, Demokrasi, Ülkede Gündem, Kunduz Düşleri ve Yasakmeyve dergi ve gazetelerinde yer aldı. 1960 kuşağı toplumcu şiirini 1970’e bağlayan toplumcu şairler arasında gösterildi.



Ahmet Telli, sanatın işlevinin toplumsal olmasını öneren ve öngören lirik şiirleriyle dikkat çekti. Ancak şiiri kuru öneri metinler olmaktan kurtarmak için, estetik bağlamda insanın bireysel ve doğal durumlarından devinerek şiirini zenginleştirmesini bildi. Onun şiiri yaşamın gerçekliğinden süzülen, toplumsala, eşitlikçiliğe, bireysel ya da başka istemleri içeren önerilerde bulunan bir şiirdir. Bu bağlamda “romantik ve başkaldırıcı” bir kimliğe sahip olduğu değerlendirmesi yapıldı. Onda toplumsallıkla bireysellik birbirini tamamlayan iki olgudur. Bir üçüncü olgu ise insanı tarihsel dokusuyla buluşturma özelliğidir. Ahmet Telli’nin şiirinde dirençle hüzün, bireyselle toplumsal birlikte yürür. Hüznün İsyan Olur (1980) kitabıyla 1980 Toprak Şiir Ödülünü Metin Altıok’la paylaştı. Saklı Kalan (1981) ile Yazko Şiir Özendirme Ödülünü, Su Çürüdü ile 1982 Nevzat Üstün Şiir Başarı Ödülünü kazandı.

“Ahmet Telli’nin şiiri, bilinç durumunun doğru alınmış bir analizidir. Bunun kaçınılmaz bağlaşığı olarak, nesnel gerçekliğe getirilen analiz, bilinç analizinin gerektirdiği kadarı iledir. Bundan ötürü bu şiir çocuk kadar saftır ve ancak bir çocukta ayılmaktadır.” (Veysel Öngören)

“Barbar ve Şehlâ, şairin serüveninde odak kabul edilebilecek bir yönelime işaret ediyor. Birkaç yönden ve birkaç düzlemde ele alınabilecek bu değişim, kendi şiirini aşma, kendi üslubuna yeni bir boyut ekleme olarak da özetlenebilir. Ama özde, Çocuksun Sen ‘deki kimi modernist biçem arayışları, son kitapta yerini duru bir şiirsel tevekküle bırakıyor adeta.” (Cihan Oğuz)

“İnsanın bu dünyaya itirazı olmasaydı sanata ve şiire gerek kalır mıydı?… Ahmet Telli’nin şiirinde de dirençle hüzün, bireyselle toplumsal atbaşı gider. Telli, kimilerince çelişki gibi algılanabilecek bu durumu, yaşamın bütünselliğinden dünyaya bakarak dengeler. Bu durum da belirgin olarak aşkta kendini belli eder; çünkü aşk da bir direnci gerektirir. Telli’nin şiiri üzerine son bir söz söylemek gerekirse; onun şiiri, yaşamın varsıllığının dirençte, umutta ve aşkta olduğunu önceleyen bir şiirdir, diyebilirim.” (Hüseyin Atabaş)



ESERLERİ:

ŞİİR: Yangın Yılları (1979), Hüznün İsyan Olur (1979), Dövüşen Anlatsın (1980), Saklı Kalan (1981), Su Çürüdü (1982), Belki Yine Gelirim (1984), Çocuksun Sen (1994), Kalbim Unut Bu Şiiri (seçmeler, 1994), Kül ve Kil (1997), Barbar ve Şehlâ (2003), Yüzün Doğusu Gül / Gul e Rojhilata Rûyê Te (Türkçe-Kürtçe, 2005), Nida (2009).

KENDİ SESİNDEN ŞİİR KASETİ-CD: Kalmasın (1994), Kül ve Kil (1997).

DENEME: Ben Hiçbir Şey Söylemedim (2001), Sulara mı Yazıldı (2001), Buradayım Sözümde (2006).

KAYNAKÇA: H. Küçükdereli (Sesimiz, Ekim 1979), Ruşen Hakkı (Türkiye Yazıları, Kasım 1979), Asım Bezirci / Güle Dil Verenler (1998), İ. Eryiğit-M. Erdoğan / A. Telli ile Şiir Üzerine (Ayane, Nisan 1998), Behçet Necatigil / Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü (18. bas. 1999), Şükran Kurdakul / Şairler ve Yazarlar Sözlüğü (gen. 6. bas. 1999), TBE Ansiklopedisi (2001), Vecdi Erbay (7.Gündem, 13 Ekim 2001), Hüseyin Atabaş / Barbar ve Şehlâ Bağlamında Ahmet Telli Şiiri / Damar, Şubat 2005), İhsan Işık / Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (2001, 2004) – Encyclopedia of Turkish Authors (2005) – Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2006, gen. 2. bas. 2007) – Ünlü Edebiyatçılar (Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi, C. 4, 2013) – Encyclopedia of Turkey’s Famous People (2013).

Şükrü Erbaş Kimdir?

Doğum: 07 Eylül, 1953, Yozgat
Eğitim: Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümü
Burç: Başak

Şair. 7 Eylül 1953, Yozgat doğumlu. İlk ve ortaokulu Yozgat’ta tamamladı. Yozgat Lisesi, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümü (1978), mezunu. 1972’den itibaren Toprak Mahsulleri Ofisinde memurluk ve yöneticilik yaptı. Edebiyatçılar Derneğinin yönetim ve yürütme kurullarında bulundu, birkaç dönem genel sekreterliğini, bir dönem de genel başkanlığını yaptı. Toprak Mahsulleri Ofisi Eğitim Şubesi Müdürü iken 1998 yılında emekli oldu. 2000’li yılların başlarında Antalya’ya yerleşti.

İlk şiiri Varlık dergisinin Şubat 1978 sayısında yer aldı. Daha sonra şiir ve yazıları Yaba, Yarın (yazı kurulu üyesi), Varlık, Türkiye Yazıları, Dönemeç, Yeni Düşün, Gösteri, Oluşum, Bir Yeni Biçem, Cumhuriyet Kitap gibi dergilerde yayımladı. Yolculuk adlı kitabıyla 1987 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülünü, Dicle Üstü Ay Bulanık ile de 1996 Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülünü aldı. Edebiyatçılar Derneği (bir dönem başkanı) üyesidir.

“Şiirin kurgusu sağlamdır. Şükrü Erbaş, şiirini örerken yoğun bir duygu akışından yararlanmış. Şiir okunurken kulağımıza zaman zaman fısıltı, kimi zaman da haykırış sesleri akar.” (Hasan Efe)

“Şükrü Erbaş şiiri genç bir şiir değil; her ne kadar yaşlı olduğunu yansıtan sözcükler içeren şiirlerini okumuş da olsak, bunu şiirsel olgunluğuna vermeyi istiyorum. Şiirsel, şairsel olgunluk, bir şairin yaşamına, omuzlarına sorumluluklar da yükler. Şükrü Erbaş bu sorumlulukların bilincinde.” (Necmi Selamet)

“Erbaş şiirinde kitaptan kitaba görülen, izlenen değişimlerin, yeniliklerin ana kaynağı hep aynıdır: İnsan! İnsansız, zamansız ve mekânsız bir şiiri yaratıcılığnın disiplinine yaklaştırmamasıyla da belirgin olan Erbaş şiirinin tanıklığı, her şeyi gözleriyle gören birinin tanıklığından daha etkindir, gerçektir. Çünkü onun şiirinde anlam yalın, ancak anlık değildir. An, anlamın sürekliliğidir, bağlantı kurulan şeylerde açıklanabilir, yer yer keşfedilebilir. Ancak bu yalın anlam, kolaylıkla özdeş değil, aksine derinlikle sırdaştır.” (Aydın Şimşek)



ESERLERİ:

ŞİİR: Küçük Acılar (1984), Aykırı Yaşamak (ilk şiir kitabıyla birlikte yeni şiirleri, 1985), Yolculuk (1986), Kimliksiz Değişim (1992), İyimser ve Kederli (1994), Bütün Mevsimler Güz (1994), Dicle Üstü Ay Bulanık (1995), Kül Uzun Sürer (1996), Derin Kesik (1999), İnsan Sevmezse Ölür (2004), Cam ve Taş (2004), Üç Nokta Beş Harf (2004), Yalnızlık Heceleri (2004).

DENEME: İnsanın Acısını İnsan Anlar (1995), Gülün Sesi Gül Kokar (1998).

HAKKINDA: Hüseyin Atabaş / Mavisi Yüreğinde Bir Şair (Cumhireyat Kitap, 3.3.1194 – Kale ve Bozkır, 1994), Aydoğan Yavaşlı / Şükrü Erbaş’tan Yeni Şiirler: ‘Derin Kesik’ Derinleştikçe (Cumhuriyet Kitap, 25.11.1999), Vedat Yazıcı / Martıya Mektuplar (2000), Aydın Şimşek / İnsanın İçindeki “Derin Kesik”ler (Cumhuriyet Kitap, 14.9.2000) – Üç Nokta Beş Harf (Cumhuriyet Kitap, 5.7.2001), Necmi Selamet / İnsan Sevmezse Ölür (Cumhuriyet Kitap, 2.12.2004).

Bir cevap yazın