“ATEŞİN EVİMİZE SIÇRAMASINI İSTEMİYORUZ”

0
138

“ATEŞİN EVİMİZE SIÇRAMASINI İSTEMİYORUZ”

T.C. Lahey Büyükelçisi Şaban Dışlı Hollanda nın önemli gazetelerinden biri olan Algemeen Dağblad`a verdiği röportajında, Hollanda ve Avrupa yı Türkiye’yi daha fazla anlamaya çağırıyor: “Siz bizi anlamaya hiç çalışmadınız.”

Soru cevap şeklinde gerçekleşen roprotajda AD Muhabirinin “Türk ordusu geçen hafta Kuzey Suriye’ye girdi. Durum her gün değişiyor. Şu anda çatışmalara bir ara verildi. Türkiye, Kuzey Suriye’de ne istiyor?” sorusuna;

Büyükelçi Şaban Dışlı “Hedefimiz açık. Krizin başlangıcından beri sınırda bir güvenli bölgeye ihtiyaç olduğunu söyledik. 8 yıllık savaş boyunca Türkiye’ye 3.7 milyon Suriyeli geçti. Bu insanları bakımı için şimdiye kadar 35 milyar Avro harcadık. Sınırda bazı Türk şehirlerinde şu anda Türklerin iki katı sayıda Suriyeli var. Dolayısıyla bir çözüm bulmamız gerekiyor.”dedi.

Röportajın devamı şöyle;

SORU: Bundan başka bir çözüm yok muydu? Uluslararası yollar mümkün değil miydi?

DİŞLİ: Uluslararası toplumla beraber bir güvenli bölge kurmayı teklif ettik. Cevap neydi? (Sonucun boş olduğunu gösteren bir jest yapıyor.) Finansal destek istedik. Ne dediler? Alın size 3,3 milyar avro. Onun da sadece 2,6 milyar avrosunu ödediler. Ama para da bize gelmedi. BM İnsan Hakları Örgütlerince dağıtıldı. Türkiye cebinden bu mülteciler için 40 milyar dolar harcadı. Mültecilerin bütün tıbbi ihtiyaçları vatandaşlarımızın vergileriyle karşılandı. Bu daha ne kadar devam edebilir?

SORU: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin şimdi çözümü kendisinin aradığını söylüyor. Peki bu nasıl bir çözüm olacak?

DİŞLİ: Şimdi ABD ile bir anlaşma yapıldı. Güvenli bölge kurulacak ve güvenliği Türk Ordusu sağlayacak. Burada okullar, hastaneler ve gerekirse yerleşim alanları kuracağız. Sonra da Suriyelilere gönüllü olarak geri dönmelerini soracağız. Tabi bunun adım adım yapılması gerekiyor ve zaman alacak. Kuzey Suriye’den Türkiye’ye gelmiş 1 milyon Suriyeli var. Bu insanlar evlerine geri dönecek. Evleri hala orada duruyor. Müttefiklerimizin anlamadıkları bir başka konu da mültecilerin arasında 300 bin de Kürt var. Onlar da evlerine geri dönecek ve güvenliklerini biz sağlayacağız.

SORU: Gerçek şu ki bir çok Suriyeli Suriye rejiminin kendilerine yapacaklarından korktuklarından ötürü geri dönmek istemeyecek.

DİŞLİ: Amerikalılarla güvenli bir şekilde döneceklerine mutabık kaldık. Bunu Ruslarla da görüşeceğiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkan Putin’le görüşmek üzere Soci’ye gidecek. Suriyeli muhaliflerle ve STK’larla da görüşmeler devam ediyor. Bu savaşı biz başlatmadık. Avrupalılar ve Amerikalılar bu sorunu yarattı. Komşumuzun evini ateşe verdiler. Amerikalılar ve Avrupalılar er ya da geç kendi ülkelerine geri dönecekler. Bu ateşin bizim evimize sıçramamasını sağlamak bize düşüyor.

SORU: Bunun bir insanı operasyon olduğunu söylüyorsunuz. Ama uluslararası camiadan kınamalar ardı ardına geliyor. Ayrıca YPG’li Kürtlere saldırıyorsunuz. Aynı Kürtler Batı’ya DEAŞ ile mücadelede yardımcı oldu.

DİŞLİ: Biz her zaman teröristlerle diğer teröristleri kullanarak savaşılmayacağını söyledik. PKK’nın YPG’den yardım aldığını gösteren yeterli belge var. Bölgede 90 km uzunluğunda yeraltı tünelleri kurmuşlar. Amerikan silahları bu tüneller aracılığıyla YPG’den Türkiye’deki PKK’ya aktarılmış. Bu silahlarla bizim vatandaşlarımız öldürülüyor. Hollanda basınının bu konuda çok yanlı olduğunu düşünmüyor musunuz? Türkiye’ye karşı hiç empati gösterdiniz mi? PKK ile savaşıyoruz, diğer Marksist-Leninist terör gruplarıyla savaşıyoruz, DEAŞ ile savaşıyoruz ve bir de korkunç bir darbe girişimi atlattık. Bizi hiç anlamaya çalışmadınız. Bunların az bir bölümünün Hollanda’da olduğunu hayal edin. Biz neredeyse 4 milyon mülteciyi aldık. Diyelim ki bunun yüzde 10’u Hollanda’ya gelmiş olsaydı. Hollanda’da 400 bin Suriyeli olsaydı. Buradaki bu barışçıl harmoniden, siyasi harmoniden geriye ne kalırdı? Sonuçları ne olurdu?

SORU: Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan mültecilere Avrupa kapılarını açmakla tehdit ederek neden ateşin üzerine daha fazla benzin döküyor? Bunun neye faydası var?

DİŞLİ: Bunu neden söylüyor sizce? Hiç kimse yardım etmiyor. Denedik ama kimse yardım etmedi. Sizin anlamadığınız biz Kürtlerle bin yıla yakındır beraber yaşıyoruz. Bizim mücadelemiz teröristlerle.

SORU: Avrupa’da şu da söyleniyor. Suriye savaşı başında Türkiye binlerce Avrupalı cihatçının Suriye’ye seyahat etmesine imkan verdi. Şimdi neden bununla savaşalım?

DİŞLİ: Bu insanların geleceklerine dair bizi uyardınız mı? DEAŞ ortak düşmanımız. Birçok kişiyi de durdurup geri gönderdik. Avrupa ve Amerika ile bilgi paylaştık. Kuzey Suriye’deki DEAŞ’li mahkumların sorumluluğunu da üstleneceğiz. Onları tutacağız ama dostlarımıza da bir çözüm yolu bulmalarını söyleyeceğiz.

SORU: Türkiye, Türkiye’deki Avrupalı cihatçıların başına geldiği gibi bu DEAŞ’li mahkumları da yargılamayı düşünüyor mu?

DİŞLİ: Onlar sizin vatandaşlarınız. Eğer suçlu olduklarını düşünüyorsanız koyun hapse. Aksi takdirde YPG’li dostlarınız onları serbest bırakabilir belki?

SORU: Türk Ordusuyla beraber çatışan Suriyeli milis güçlerinin işlediği suçları ve katliamları nasıl değerlendiriyorsunuz?

DİŞLİ: Bunu biz de duyduk. O grubun komutanı durumu incelediklerini söyledi. Suçlular cezalandırılacak. Bu Suriyeli milis güçlerini Hollanda da silahlandırdı. Bu gruplarla beraber çalışmamızın nedeni bölgeyi iyi tanımalarından kaynaklanıyor.