Anne..

0
983

Anne..

Bugün cennetten düşen bir meleğin doğum günü, 47 buçuk yaşına girdi.. Her anne melektir ve herkesin meleği başka tabiki. Benimki biraz inatçıdır mesela, gerçi benimde ondan kalır bir tarafım yok çünkü babam da inatçıydı dolayısıyla ben annemden daha fazla inatçı oluyorum bu durumda. Anneliğin dünyada ki en zor ve en güzel görev olduğuna inanıyorum fakat henüz tecrübe edemedim.. Eder miyim bir gün? Bilmiyorum… Hökümete danışmam lazım.. : )

Çocukluğumdan bu yana en sinir olduğum soru; “Kızım söyle bakıyım, en çok anneni mi yoksa babanı mı seviyorsun?” Ya arkadaş, nasıl bir soru bu böyle.. İkisinin de yeri ayrı neticede! Annemi de seviyorum babamı da ki babam hayattayken bile karnım açıktığında, hastalandığımda, dersimi anlamadığımda ya da bir şey istediğimde annemi bulurdum.. Babama da; “Babaaaa annem nerede?” diye sorardım.. Babamı başka şeyler için rahatsız ederdim, mesela annem bana istediğim bir oyuncağı almadığında babama yağ yakardım ve bir şekilde istediğim oyuncağı aldırırdım, tam paraleldim yani..

Karşı olduğum diğer şey ise annelerin eşlerinden çektiklerinden dolayı babalarını çocuklarına kötülemeleri. Yapmayın bunu, eğer bir baba çocuğun annesine iyi bir eş değilse ve iyi davranmıyorsa bunu ilerleyen yıllarda ve büyüdükçe o çocuk zaten görüp anlayacaktır. Benim annemle babamın arasıda her zaman mükemmel değildi fakat annem hiç bir zaman bize babamızı şikayet etmedi. Hatta ve hatta her zaman; “babanın ruhuna Yasın okumayı ihmal etme kızım perşembe geceleri” der. Babamı 12 yaşında kaybettiğimde bir yarımı kaybettim fakat annem her zaman elinden geleni yaparak onun eksikliğini hissettirmemek için çırpındı adeta.. Şu yaşıma geldim hala önemli bir işim olduğunda annemi arar onun duasını alırım. Sınavım mı var? Annemi ararım onun bana “Allah zihin açıklığı versin kızım” demesi zaten sınavı geçtim demektir. Bir derdim mi var? Annemi ararım.. Annemin “allah yardımcın olsun” demesi zaten derdimi ortadan kaldırır ya sorun kendini çözer bir şekilde ya da ben çözerim. Yeni bir adım mı atacağım hayatımda? Annemi ararım.. Annemin “Hayırlısı olsun” demesi beni güçlendirir. Yeni bir adım atacağımda anneme danışırım fakat onun düşünceleri benim kararımı etkilemez burada asıl yaptığım şey şudur; Annemin hayır duasını almak.. Hayır duasını aldığımda zaten o hayır duası bir pozitif enerji bombasına dönüşüp o adımı başarılı bir şekilde atarım ya da yapacağım şeyi başarırım. Benim hiç mi kavgam olmadı annemle? O da oldu tabi olmasa zaten bir sorun var demektir bence.. O terliği yiyeceksin arkadaş, eğer anne terliğini hiç yemediysen hemen annene koş eline bir terlik ver ve onu sana atmasını söyle.. Zaten atsalar bile isabet ettirmezler.. Yani benim hökümet annem atar ama isabet ettiremez. Gerçi bir senedir terliğini yemedim.. Özlemişim kokmuş terliğini.. Hihi!

Terlik dedim de aklıma geldi.. Annem beni bazen bir güzel fırçalar arada.. Fırçalanmayı da özlemişim.. İki sene önce anneme Facebook hesabı açtım ve nasıl kullanılacağını öğrettim.. Birinde bir pazar sabahı, sabahın köründe saat tam 9’da telefon çaldı.. Telefona baktım “Hökümet arıyor” yazıyor.. aaaaa annem! Rüyasında gördü beni herhalde dedim içimden.. Açtım telefonu.. “Günaydın Hökümet!!! Hayırdır beni rüyanda mı gördün aney!?!?!?!” dedim, annemin cevabı; “Yok rüyamda görmedim sıracalı, ne biçim profil resmi o öyle yüzünün yarısı görünüyor bir de gözlük takmış! Değiştir o resmi hemen!” dedi.. Bende “Bismillahirrahmanırrahim hökümet” dedim.. “Anne resmi daha iki dakika önce değiştirdim nasıl gördün hemen” neyse, konuşmanın sonu gülme kriziyle ve annemin “Seni şebek, seni çadır maymunu” demesiyle bitti.. Evet, annem bana kızdığında ya da güldüğünde ya şebek, ya çadır maymunu ya da “Seni şebek, sıracalı çadır maymunu”der ve bunu gülerek söyler.. Annem bana karışamaz demeyin.. Vallahi şu yaşıma geldim (25 yaşıma yani!) facede paylaştığım resimlere kadar karışıyor kısacası.. Birinde de Facebook’a attiğım resimdeki giydığım kisa eteğın yırtmaçına takılmış ve tabiki yine aradı. Telefonda “hökümet arıyor” yazıyor, neyse aldım telefonu; “Aney buyur, yine bilmeyerek ne halt yedim?” demedim tabi.. “Slm aneeyyyy” dedim.. Annem;” Kızım yaşın kaça geldi etek kısa bir de yırtmaçı var, valla öbür dünyada nöreceng bilmiom haaa! Cayır cayır yangcan haaaa!” dedi.. Bende bunun üzerine; ” Aneyyy merak etme sen ben mail aracılığıyla irtibata geçtim sonra kontrat imzaladık.. Anlayacağın benim yerim garanti cennette” dedim.. Hattın diğer tarafından sadece kahkaha sesi geldi sonrasında.. (Allah beni islah etsin, amin!) Rahatsız edici mi? Kesinlikle hayır! Aksine her karışmasında bende ortalığı karıştırıp atmosferi değışıtırıp bir şekilde onu güldürmesini beceriyorum. Hayatta en çok sevdiğim ve severek yaptığım şeydir Annemi güldürmek.. Yaşama gayem diyebiliriz.. Onu güldürdüğümde mutlu oluyorum.. Hatta beni bu hayatta en çok mutlu eden şey annemi güldürmek, karnı ağrıyana kadar gülme krizine sokmaktır..! Hihi!

Bir senedir güldüremedim.. Aramıza kara kedi-cik-ler girdi.. Aramıza giren benim kara sevdam miydi? Hayır, aramıza giren CIA ve Mossad’dan daha iyi çalışan Türk Milletinin istihbarat ve namus timleri.. Bir senedir anne- kız arasındalar fakat onları temizlemenin vakti geldi geçiyor.. Siz benim annemi sevdiğim kadar annemi sevimiyorsunuz.. O yüzden siz kaybedeceksiniz kara kedi-cik-ler.. Sizin başlatmış olduğunuz kalkışmanın galibi ise “Sevgi” olacak! Her işe burnunu sokanlara hatta ve hatta benim hayatıma ve annemle olan ilişkime burnunu sokanlara tek bir lafim var; “Ben size pabuç bırakırmıyım, şu gözlere bir bakın!” Göz demişken, gözlerim de baya güzelmiş ne kadar anlam dolu bakıyorlar maaaaşallah.. Allah nazarlardan korusun!

Anne, iyikı varsın, iyikı benim inatçı annemsin.. Hökümetim benim! Doğum günün kutlu gelecek yılların sağlıklı, bol gülücüklü, bizli, siyahlı beyazlı, şişko dudakları olan torunlu falan olsun.. Bu arada hökümet, Kurban bayramında damat adayınla geliyim mi? Kapıyı açacan mı? Bize börek çörek, bamya, sarma yapcan mı? Nörecen? Açmayıp dombra mı çalacan? Hihihihi! Ama aşk dediğimiz şey sipariş üstüne gelmez ki? Gelseydi Kanuni Sultan Süleyman Hürrem’e değil Karamanoğlu Mehmet bey’in torununa çarpılırdı ya da koskoca Osmanlı devletinde yaşayan bir hatuna mesela diiiii miiiiii?!?!

Loca Gundi sever sizi… Burnunu var’a yok’a sokanları hariç tabi..

Bayramınız şimdiden mübarek olsun fakat lütfen hayvanlara kıymayalım bu sene.. Olmaz mı?
Hürmetler,

Cumhuriyetin büyümeyen asi kızı başsız Osman; Şenay Tosun