Türk, Faslı ve Karayipli kuruluşlardan hükümete “boğulma” çağrısı
Hollanda’da çocukların boğularak hayatını kaybetmesiyle ilgili açıklanan veriler, Türk, Fas ve Karayip toplumlarını temsil eden kuruluşları harekete geçirdi.
Overlegorgaan Caribische Nederlanders (OCAN), Samenwerkingsverband Marokkaanse Nederlanders (SMN) ve Inspraakorgaan Turken in Nederland (IOT), Devlet Bakanı Tielen’e mektup göndererek çocukların boğulma vakalarının önlenmesi konusunda görüşme talep etti.
Kuruluşların mektubunda, De Volkskrant’ta yayımlanan ve çocukların boğulma nedeniyle hayatını kaybetme oranlarına ilişkin habere dikkat çekildi. Buna göre, Hollanda’da 2015-2024 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde, 10 yaşından küçük toplam 61 çocuk ile 10-20 yaş arasındaki 48 çocuk ve genç boğularak yaşamını yitirdi.
Konu ile ilgili bilgi veren IOT Başkanı Zeki Baran “Samenwerkingsverband Marokkaanse Nederlanders (SMN), Overlegorgaan Caribische Nederlanders (OCAN) ve Inspraakorgaan Turken (IOT), ortak bir mektupla Devlet Sekreteri Judith Tielen’den yaz aylarında azınlık gruplarına mensup çok sayıda çocuğun boğularak hayatını kaybetmesi konusunu görüşmek üzere bir toplantı talep etmiştir. Çeşitli nedenlerden dolayı göçmen kökenli çocuklar, hiç yüzme eğitimi almayan çocuklar arasında orantısız derecede yüksek bir paya sahiptir. Bunun bir nedeni, ebeveynlerin suyla çevrili bir ortamın tehlikeleri konusunda yeterince bilinçli olmamalarıdır. Bir diğer önemli neden ise birçok ailenin çocuklarına yüzme kursu aldırabilecek maddi imkâna sahip olmamasıdır. Gittikçe daha sık yaşanan sıcak yazlar nedeniyle boğulma vakalarının artmasından endişe duyuyoruz. Önceki hükümet bu sorumluluğu belediyelere devretmiştir. Ancak ilgili kuruluşlar bunun kalıcı bir çözüm sağlayacağına inanmamaktadır. Okullarda yüzme dersleri 1985 yılında kaldırılmıştır ve o tarihten bu yana her yıl boğularak hayatını kaybeden çocukların sayısı artmıştır. Bu çocukların önemli bir kısmını da bizim topluluklarımıza mensup çocuklar oluşturmaktadır. Yüzme bilmeyen çocukların sayısını azaltmak için ulusal düzeyde bir politika ve girişim gerekmektedir. Kuruluşlarımız, kendi topluluklarımıza ulaşılması konusunda katkı sunmaya ve destek vermeye hazırdır. Topluluklarımız genel olarak hükümetin aldığı önlemlere fazla güven duymamaktadır. Ancak kuruluşlarımızın sürece dâhil olması, bu güvensizliğin giderilmesine katkı sağlayabilir.” dedi.
Üç kuruluş, yaşanan ölümlerin önüne geçebilmek amacıyla hükümetle bir görüşme gerçekleştirmek istediklerini belirtti. Görüşmede, boğulma vakalarını azaltmaya yönelik olası çözüm yollarının yanı sıra bu konuda diğer paydaşların üstlenebileceği rollerin de ele alınması talep edildi.
Kuruluşlar ayrıca, toplum temsilcileri olarak çözümün bir parçası olmak ve üzerlerine düşen katkıyı ortaya koymak istediklerini vurguladı.

