Münih’te “Günahkar” Oyunu Ayakta Alkışlandı: Sanat, Dayanışma ve Anlamlı Bir Gece
Tevfik ŞENDÖL-ÇAĞLA ORAK/MÜNİH
Münih’te sahnelenen “Günahkar” adlı tiyatro oyunu, sadece bir mezuniyet projesi olmanın ötesine geçerek izleyicilere duygu yüklü ve toplumsal mesajlarla dolu unutulmaz bir gece yaşattı. Kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddete dikkat çeken ve kadın dayanışmasını merkezine alan oyun, sanatın dönüştürücü gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Gecenin sunuculuğunu EM Oyunculuk Atölyesi basın danışmanı Gülden Bayram ile Media EM kurucularından Mehmet Gürgen üstlendi. Etkinlik boyunca sanatın birleştirici dili, toplumsal sorumluluk bilinciyle buluştu.
“Günahkar”, insanın iç dünyasındaki karanlıkla yüzleşmesini, vicdan ile gerçekler arasındaki çatışmayı etkileyici bir anlatımla sahneye taşıdı. Oyunun en anlamlı yönlerinden biri ise tüm gelirinin Münih’teki bir kadın sığınma evine bağışlanacak olmasıydı. Bu yönüyle gece, yalnızca bir sanat etkinliği değil; aynı zamanda güçlü bir dayanışma çağrısı niteliği taşıdı.
Oyunun bir kız lisesinin sahnesinde sergilenmesi ise geceye ayrı bir anlam kattı. Geleceğin güçlü kadınlarının yetiştiği bu ortamda, kadın dayanışmasını konu alan bir eserin hayat bulması izleyiciler tarafından da büyük takdir topladı.

Gecenin sonunda sahneye davet edilen Media EM kurucularından, senarist, yönetmen ve eğitmen Ergin Kılıkçıer, yaptığı konuşmada başta başkonsolos olmak üzere tüm sanatseverlere teşekkür etti. Öğrencilerinin performansından duyduğu gururu dile getiren Kılıkçıer, genç oyunculara hitaben, “Sahnedeki cesaretiniz, emeğiniz ve inancınız gelecekteki başarılarınızın en büyük göstergesi. Bu yolculukta attığınız her adım sizi daha güçlü kılacak, asla vazgeçmeyin,” sözleriyle öğrencilerini motive etti.
Gecenin onur konuğu Münih Başkonsolosu Süalp Erdoğan da etkinlikle ilgili yaptığı değerlendirmede, EM Oyunculuk Atölyesi’nin önemine dikkat çekti. Erdoğan, “EM Oyunculuk Atölyesi’nin temellerini atarak Türkçe tiyatronun Münih’te ve tüm görev bölgemizde kalıcı hale gelmesi yolunda çok önemli bir destek sunan Media EM Reklam Ajansı kurucuları Eren Orhan, Mehmet Gürgen, yönetmen, senarist ve oyuncu Ergin Kılıkçıer ile medya ve halkla ilişkiler danışmanı Gülden Bayram’ı tebrik ediyoruz. Çok başarılı bir performans sergileyen oyuncularımıza ve oyuna destek veren tüm tiyatroseverlere teşekkürlerimizi sunuyoruz,” ifadelerini kullandı.
Erdoğan ayrıca, gelirin tamamen Münih’teki kadın sığınma evlerine aktarılan oyunda sahne alan oyuncuların aldıkları eğitimin hakkını verdiğini belirterek, genç oyuncuların performanslarının büyük beğeni ve takdir topladığını vurguladı.

Gecenin finalinde ise Antalya’dan etkinliğe katılan Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Mustafa Erdem CAN söz aldı. Prof. Dr. Can, projenin hem sanatsal hem de toplumsal açıdan büyük bir başarı olduğunu vurgulayarak, kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca belirli günlerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Kadın haklarının önemine değinen Prof. Dr. Can, Türk toplumunun Almanya’daki uyum sürecine de dikkat çekerek, bu tür projelerin sosyal ve kültürel katkı açısından büyük değer taşıdığını belirtti. Konuşmasında, izleyicilere “Bavyeralı Türkler” diye hitap eden Prof. Dr. Can,Türk tarihinde kadının baştacı olduğunu, islam anlayışında da kadının “cennet anaların ayakları altındadır” anlayışıyla kadının kutsal bir yere oturtulduğunu Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de cumhuriyet devrimleri ile hukuki ve sosyal haklar bakımından kadın ve erkek eşitliği prensibini benimsediğini ve dünyada kadına seçme ve seçilme hakkı tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu; bu sebeple kadının toplumsal hayattaki yerinde bu tür etkinliklerle uyuma öncü bir katkı sunulduğunu ifade ederek tüm emeği geçenler teşekkür etti. Konuşmasının sonunda oyunun Antalya’da da sahnelenmesinden mutluluk duyacağını ifade etti.

Oyuncuların performansı izleyicilerden tam not alırken, gece uzun süren ayakta alkışlarla sona erdi.
Münih’te bir ilk olma özelliği taşıyan oyunculuk ve tiyatro atölyesi çalışması, “Günahkar” oyunu sonrasında yeni bir ilke daha imza attı. Bavyera Uşaklılar Derneği Başkanı Halil İbrahim Nacar, oyunun Avusturya’nın Kufstein şehrinde sahnelenmesi için davette bulundu.
Böylece oyun, hem Antalya hem de Kufstein’dan aldığı davetlerle uluslararası bir yolculuğun kapısını aralamış oldu. “Günahkar”, sanatın sadece sahnede kalmayıp toplumlar arasında köprü kuran güçlü bir araç olduğunu bir kez daha kanıtladı.
NL
“Günahkar” in München staand geapplaudisseerd: Kunst, solidariteit en een betekenisvolle avond
Het toneelstuk “Günahkar”, dat in München werd opgevoerd, ging verder dan slechts een afstudeerproject en bood het publiek een onvergetelijke avond vol emotie en maatschappelijke boodschappen. Het stuk, dat aandacht vestigt op geweld tegen vrouwen en meisjes en vrouwelijke solidariteit centraal stelt, liet opnieuw de transformerende kracht van kunst zien.
De avond werd gepresenteerd door Gülden Bayram, persadviseur van EM Oyunculuk Atölyesi, en Mehmet Gürgen, een van de oprichters van Media EM. Gedurende het evenement kwam de verbindende taal van kunst samen met een sterk gevoel van maatschappelijke verantwoordelijkheid.
“Günahkar” bracht op indrukwekkende wijze de confrontatie met de duistere kanten van de menselijke ziel en het conflict tussen geweten en realiteit op het toneel. Een van de meest betekenisvolle aspecten van het stuk was dat de volledige opbrengst werd gedoneerd aan een vrouwenopvang in München. Daarmee was de avond niet alleen een cultureel evenement, maar ook een krachtige oproep tot solidariteit.
Dat het stuk werd opgevoerd op het podium van een meisjesschool gaf de avond een extra bijzondere betekenis. In een omgeving waar toekomstige sterke vrouwen worden opgeleid, werd een werk over vrouwelijke solidariteit tot leven gebracht, wat veel waardering oogstte bij het publiek.
Aan het einde van de avond werd Ergin Kılıkçıer, medeoprichter van Media EM, scenarist, regisseur en docent, op het podium uitgenodigd. In zijn toespraak bedankte hij onder andere de consul-generaal en alle kunstliefhebbers. Hij sprak zijn trots uit over de prestaties van zijn studenten en motiveerde de jonge acteurs met de woorden: “Jullie moed, inzet en geloof op het podium zijn de grootste tekenen van jullie toekomstige succes. Elke stap in deze reis zal jullie sterker maken—geef nooit op.”
De eregast van de avond, de consul-generaal van München Süalp Erdoğan, benadrukte het belang van EM Oyunculuk Atölyesi. Hij feliciteerde de oprichters van Media EM Reclamebureau—Eren Orhan, Mehmet Gürgen, regisseur, scenarist en acteur Ergin Kılıkçıer, en media- en PR-adviseur Gülden Bayram—voor hun bijdrage aan het duurzaam maken van Turks theater in München en de regio. Ook sprak hij zijn dank uit aan de acteurs en alle theaterliefhebbers die het project ondersteunden.
Erdoğan gaf daarnaast aan dat de acteurs, die deelnamen aan het stuk waarvan de opbrengst volledig naar vrouwenopvanghuizen ging, de kwaliteit van hun opleiding duidelijk lieten zien en dat hun prestaties veel lof en waardering kregen.
In de finale van de avond nam Prof. Dr. Mustafa Erdem Can, hoofd van de afdeling Handelsrecht aan de Faculteit Rechten van de Akdeniz Universiteit, het woord. Hij benadrukte dat het project zowel artistiek als maatschappelijk een groot succes was en dat de strijd tegen geweld tegen vrouwen niet beperkt mag blijven tot bepaalde dagen. Hij onderstreepte het belang van vrouwenrechten en wees op de integratie van de Turkse gemeenschap in Duitsland. Volgens hem leveren dit soort projecten een waardevolle sociale en culturele bijdrage.
In zijn toespraak sprak hij het publiek aan als “Turken uit Beieren” en benadrukte hij dat vrouwen in de Turkse geschiedenis altijd hoog in aanzien hebben gestaan. Ook in de islamitische traditie wordt de vrouw als heilig beschouwd, zoals blijkt uit de uitspraak “het paradijs ligt aan de voeten van moeders”. Hij wees erop dat ook Mustafa Kemal Atatürk met zijn hervormingen het principe van gelijkheid tussen mannen en vrouwen heeft omarmd en dat Turkije een van de eerste landen ter wereld was dat vrouwen stemrecht gaf. Hij bedankte iedereen die had bijgedragen en sprak de wens uit dat het stuk ook in Antalya zal worden opgevoerd.
De prestaties van de acteurs kregen veel lof van het publiek en de avond eindigde met een langdurig staand applaus.
De toneel- en acteerstudio, die een primeur is in München, heeft na “Günahkar” opnieuw een mijlpaal bereikt. Halil İbrahim Nacar, voorzitter van de vereniging van mensen uit Uşak in Beieren, nodigde het gezelschap uit om het stuk op te voeren in Kufstein, Oostenrijk.
Met uitnodigingen uit zowel Antalya als Kufstein heeft het stuk de deur geopend naar een internationale reis. “Günahkar” bewees opnieuw dat kunst niet alleen op het podium blijft, maar ook een krachtig middel is dat bruggen slaat tussen samenlevingen.

