Hollanda’da “Yapay Zekâ Çağında Girişimcilik” Buluşması: Türk İş Dünyası Geleceği ve Yeniliği Masaya Yatırdı
Özcan Özbay
Hollanda’nın iş dünyasını bir araya getiren “Yapay Zekâ Çağında Girişimcilik” etkinliğinde, yapay zekânın iş hayatına etkileri, girişimcilikte sunduğu fırsatlar, sağlık teknolojileri ve siber güvenlik konuları ele alındı. TOTİL’in ev sahipliğinde düzenlenen programda, teknolojik dönüşümün yanı sıra toplumsal sorumluluk, Filistin’le dayanışma ve Hollanda’daki Türk girişimciler arasında kalıcı bir iş ağı oluşturulması mesajları da öne çıktı.
Belçika–Hollanda sınırında bulunan Le Grand Chateau’da gerçekleştirilen etkinlik, Hollanda’nın farklı şehirlerinden iş insanlarını, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini, dernek başkanlarını, akademisyenleri ve protokol davetlilerini bir araya getirdi. Çok sayıda salona sahip kongre merkezinde düzenlenen program, yapay zekânın geleceğine ilişkin değerlendirmelerin yanı sıra iş dünyasında yeni iş birliklerinin kurulmasına da zemin hazırladı.
TOTİL tarafından düzenlenen etkinlikte, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir yenilik olmadığı; şirketlerin çalışma biçimlerini, girişimcilik anlayışını ve toplumun geleceğini etkileyen kapsamlı bir dönüşümün parçası olduğu vurgulandı.

Eyüp Günler’den hem toplumsal duyarlılık hem girişimcilik mesajı
TOTİL Başkanı Eyüp Günler, açılış konuşmasında akşamın ana temasının yapay zekâ, girişimcilik ve gelecek olduğunu belirtti. Ancak geleceği konuşmaya başlamadan önce insanlığın vicdanını ilgilendiren gelişmelere dikkat çekti.
Gazze ve Filistin’de yaşananlara değinen Günler, çocukların, annelerin ve bebeklerin hayatını kaybettiğini; evlerin, hastanelerin ve okulların yıkıldığını hatırlatarak bu acılar karşısında sessiz kalınamayacağını ifade etti. İnsanlığın geleceği üzerine konuşurken yaşanan insani dramları göz ardı etmenin mümkün olmadığını vurgulayan Günler, Filistin halkıyla dayanışma mesajı verdi.
Konuşmasında Hollanda’da 8 Kasım tarihinde düzenlenmesi planlanan, “Red the Line” sloganıyla anılan mitinge de dikkat çeken Günler, Hollandalıların organize ettiği önceki yürüyüşe 250 bin kişinin katıldığını hatırlattı. Herkesi söz konusu mitinge katılmaya davet eden Günler, Filistin halkının yanında olduklarını ifade ederek programın başlaması için çağrıda bulundu.
Günler’in konuşması, etkinliğin yalnızca teknoloji ve ticaret başlıklarından ibaret olmadığını; toplumsal sorumluluk ve insani duyarlılığın da iş dünyasının gündeminde yer alması gerektiğini ortaya koydu.
TOTİL’den yeni dönem: Yetenek, Yenilik ve Liderlik için Türk Girişimci Ağı
Etkinliğin önemli başlıklarından biri de TOTİL’in yeni vizyonunun tanıtılması oldu. Kurumun yeni açılımı, “Yetenek, Yenilik ve Liderlik için Türk Girişimci Ağı” olarak duyuruldu. Bu isim, Hollandaca “Turkish Ondernemers Netwerk voor Talent, Innovatie en Leiderschap” ifadesiyle de tanımlandı.
Yeni yapılanmayla Hollanda’daki Türk girişimciler arasında daha güçlü bir iletişim ve iş birliği ağı oluşturulması hedefleniyor. Bu kapsamda yalnızca toplantılar düzenlemekle sınırlı kalmayan, uygulamaya ve somut sonuçlara odaklanan bir çalışma anlayışının benimsenmesi planlanıyor.
Eyüp Günler, etkinliğin aynı zamanda yeni bir başlangıç anlamına geldiğini belirterek Hollanda’daki Türk girişimciler için düzenli ve uygulamalı workshoplar gerçekleştireceklerini açıkladı. Günler, amaçlarının fayda odaklı ve kolektif bir ağ kurmak olduğunu ifade ederek bu süreci diğer iş insanları dernekleriyle birlikte yürütmek istediklerini dile getirdi.
TOTİL’in kuruluşunda emeği bulunan Ali Yenice’ye, kuruma yeniden hayat verilmesinde katkı sağlayan Durmuş Doğan ve Faruk Kalıcı’ya da teşekkür edildi. Konuşmada, uzun açıklamalar yerine somut çalışmaların ve sonuçların ön plana çıkarılacağı mesajı verildi. Ardından TOTİL ve DENKALL tanıtım filmi katılımcılarla paylaşıldı.

Erdinç Saçan: “Yapay zekâ patron olsaydı?”
Programın öne çıkan konuşmacılarından biri, Fontys University of Applied Sciences bünyesinde yapay zekâ alanındaki çalışmalarıyla tanınan uzman Erdinç Saçan oldu. Saçan, “Yapay zekâ patron olsaydı?” başlıklı sunumunda yapay zekânın günlük yaşamdan iş dünyasına kadar uzanan etkilerini ele aldı.
Yapay zekânın artık hayatın dışında tutulabilecek bir teknoloji olmaktan çıktığını belirten Saçan, insanların bu teknolojiyi isteseler de istemeseler de giderek daha fazla kullandıklarına dikkat çekti. Ancak kullanımın yaygınlaşmasının tek başına yeterli olmadığını ifade eden Saçan, yapay zekânın doğru ve yanlış kullanım biçimleri arasındaki farkın anlaşılması gerektiğini vurguladı.
Etkinliğin temel amaçlarından birinin insanları yapay zekânın getireceği fırsatlar ve beraberinde doğurabileceği riskler konusunda bilgilendirmek olduğunu belirten Saçan, farklı şirketlerin deneyimlerinin paylaşılmasının da önemli bir kazanım olduğunu dile getirdi.
Saçan’a göre yapay zekâ, işletmelerin çalışma yöntemlerini değiştirme, bazı süreçleri hızlandırma ve yeni imkânlar yaratma potansiyeline sahip. Bununla birlikte, teknolojinin hangi amaçlarla kullanıldığı ve nasıl denetlendiği de en az sunduğu imkânlar kadar önemli.
“Yapay zekâdan değil, insanların onu nasıl kullanacağından korkuyorum”
Saçan’ın konuşmasında dikkat çeken konulardan biri, yapay zekânın güvenlik ve insanlık açısından oluşturabileceği riskler oldu.
Yapay zekânın kendisinden korkmadığını belirten Saçan, asıl endişesinin insanların bu teknolojiyi kullanarak diğer insanlara çok daha kolay zarar verebilmesi olduğunu ifade etti. Özellikle yapay zekânın silah sistemlerinde ve insan hayatını tehdit edebilecek mekanizmalarda kullanılmasının ciddi bir risk oluşturabileceğine dikkat çekti.
“Katil robotlar” olarak tanımlanan otonom silah sistemleri üzerinden örnekler veren Saçan, yapay zekâ destekli teknolojilerin insanları hedef alabilecek sistemlerde kullanılmasının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kontrolün bir insanda bulunmasının önemine işaret ederken, bu tür teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanılması sırasında insan denetimi ile sorumluluğun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Saçan’ın değerlendirmeleri, yapay zekâ tartışmalarının yalnızca verimlilik, hız ve ekonomik kazanç üzerinden yürütülemeyeceğini; etik ilkeler, güvenlik ve insan hayatının korunması gibi konuların da bu tartışmanın merkezinde bulunması gerektiğini ortaya koydu.

Girişimci panelinde şirketlerin yapay zekâ deneyimleri paylaşıldı
Etkinlik kapsamında düzenlenen girişimci panelinde, yapay zekâyı iş süreçlerine entegre etmiş şirketlerin deneyimleri ele alındı. Panelde, bu teknolojinin işletmelerde nasıl kullanılabileceği, hangi alanlarda verimlilik sağlayabileceği ve şirketlerin dijital dönüşüm sürecinde nelere dikkat etmesi gerektiği üzerinde duruldu.
Farklı sektörlerden iş insanlarının bir araya geldiği panel, katılımcılara yapay zekâyı yalnızca teorik bir kavram olarak değil, iş hayatında uygulanabilecek bir araç olarak değerlendirme fırsatı sundu.
Özellikle rekabetin yoğunlaştığı günümüz iş dünyasında dijital teknolojilerin etkin kullanımının önemi öne çıkarken, girişimcilerin yenilikleri takip etmelerinin ve değişen koşullara uyum sağlamalarının gerekliliği vurgulandı.
Panel, Hollanda’daki Türk girişimcilerin birbirlerinin deneyimlerinden yararlanması ve gelecekte ortak projeler geliştirmesi açısından da önemli bir buluşma niteliği taşıdı.
Sağlıkta yapay zekâ: Teknoloji destekli analiz, uzman hekim kararı
Programın sağlık teknolojilerine ayrılan bölümünde Ali Işıksoy, “Yapay zekâ daha yakından bakar, kararı radyoloğunuz verir” başlıklı sunumuyla katılımcılara hitap etti.
Sunumda, yapay zekânın tıbbi görüntüleme ve radyoloji alanındaki rolü gündeme geldi. MR ve röntgen gibi tıbbi görüntülerin analizinde kullanılan yapay zekâ sistemleri, hekimlerin şüpheli bulguları daha hızlı değerlendirmesine yardımcı olabilecek teknolojiler arasında yer alıyor.

Bu tür sistemler, görüntülerde dikkat gerektiren alanların belirlenmesini kolaylaştırarak sağlık profesyonellerine destek sunabiliyor. Bununla birlikte, yapay zekânın sağladığı analizlerin uzman değerlendirmesinin yerine geçmediği, klinik kararların hekimlerin bilgi ve deneyimi doğrultusunda verilmesi gerektiği mesajı sunumun başlığında da öne çıktı.
Sağlık alanındaki bu örnek, yapay zekânın yalnızca ticari işletmelerde değil, insan hayatını doğrudan ilgilendiren alanlarda da önemli bir dönüşüm potansiyeline sahip olduğunu gösterdi.
Siber güvenlik ve yapay zekâ destekli iletişim gündemdeydi
Etkinliğin bir diğer önemli başlığı siber güvenlik oldu. FIDELCES adına Muhammed Akbulut’un gerçekleştirdiği sunumda, dijitalleşen iş dünyasında güvenliğin önemi gündeme taşındı.
Şirketlerin dijital sistemlere daha fazla bağımlı hâle gelmesi, veri güvenliği ve siber tehditlere karşı korunmayı da işletmelerin öncelikli konuları arasına yerleştiriyor. Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte bu teknolojilerin güvenli biçimde kullanılması ve dijital risklerin doğru yönetilmesi daha da önem kazanıyor.
Programda ayrıca TELECOMLIJN tarafından “Slimmer bereikbaar met AI” başlıklı bir sunuma yer verildi. Yapay zekâ destekli iletişim ve erişilebilirlik çözümlerine odaklanan bu başlık, teknolojinin müşteri iletişiminden iş süreçlerine kadar farklı alanlarda nasıl değerlendirilebileceğine ilişkin gündemin bir parçası oldu.
Bu sunumlar, işletmelerin yapay zekâdan yararlanırken yalnızca teknolojinin sunduğu kolaylıklara değil, güvenlik ve doğru uygulama süreçlerine de odaklanmaları gerektiğini ortaya koydu.
Bilgiden iş birliğine uzanan program
Akşam boyunca gerçekleştirilen sunumların yanı sıra soru-cevap bölümü, bilgi yarışması, çekiliş ve plaket takdimi de programda yer aldı. Müzik ve skeçlerden oluşan ara bölümle devam eden etkinlik, toplu fotoğraf çekiminin ardından networking buluşmasıyla sürdü.
Katılımcılar, çay ve geleneksel ikramlar eşliğinde bir araya gelerek yeni bağlantılar kurma, fikir alışverişinde bulunma ve olası iş birliklerini değerlendirme fırsatı buldu.
Bu yönüyle etkinlik, yalnızca konuşmacıların sunum yaptığı bir organizasyon olmanın ötesine geçerek farklı sektörlerden girişimcilerin bir araya geldiği bir iletişim ve deneyim paylaşımı platformu oluşturdu.
Yapay zekâ çağında Türk girişimciler için ortak hareket etme zamanı
“Yapay Zekâ Çağında Girişimcilik” etkinliği, Hollanda’daki Türk iş dünyasının dijital dönüşüm, yenilikçilik ve girişimcilik alanlarında daha güçlü bir iş birliği kurma arayışını gündeme taşıdı.
Erdinç Saçan’ın yapay zekânın fırsatları ve risklerine ilişkin değerlendirmeleri, Ali Işıksoy’un sağlık teknolojilerine yönelik sunumu ve Muhammed Akbulut’un siber güvenlik başlığı altındaki katkıları, teknolojik dönüşümün farklı boyutlarını ortaya koydu.
TOTİL’in düzenli ve uygulamalı workshoplarla devam etmesi planlanan yeni girişimci ağı ise etkinliğin geleceğe dönük en önemli mesajlarından biri olarak öne çıktı. Amaç, Hollanda’daki Türk girişimcilerin bilgi ve deneyimlerini paylaşabilecekleri, ortak projeler geliştirebilecekleri ve değişen iş dünyasına birlikte hazırlanabilecekleri sürdürülebilir bir yapı oluşturmak.
Programda verilen mesaj açıktı: Yapay zekâ çağında başarılı olmak yalnızca yeni teknolojileri kullanmakla değil, bu teknolojileri bilinçli, güvenli ve sorumlu biçimde değerlendirmekle mümkün. Girişimciler açısından ise bilgi paylaşımı, yenilikçilik ve kolektif hareket etme anlayışı, geleceğin iş dünyasında önemli bir yer tutmaya devam edecek.

