Hollanda’da çocuk istismarı davasında korkunç iddia: 30 yıl hapis ve TBS talebi
Woudenberg’de çocuk bakıcılığı yapan bir çiftin, yaklaşık 5 yıl boyunca baktıkları 6 çocuğa ağır cinsel istismarda bulunduğu iddia edildi. Hollanda Savcılığı, sanık erkek hakkında 30 yıl, kadın hakkında ise 20 yıl hapis cezası ve her iki sanık için zorunlu TBS tedavisi talep etti. Savcılık, olayın mağdurlar üzerindeki etkisinin bir ölüm suçu kadar ağır olduğunu belirtti.
Hollanda’da kamuoyunu derinden sarsan çocuk istismarı davasında Savcılık (OM), Woudenberg’de yaşayan bir erkek ve kadın hakkında son derece ağır ceza talebinde bulundu.
Savcılığın açıklamasına göre çift, yaklaşık beş yıl boyunca, haftada birkaç kez çocuklara bakıcılık yaptıkları sırada onları sistematik şekilde istismar etti.
İddialara göre mağdurlar, iki farklı aileden gelen toplam 6 küçük çocuk. Çocuklardan birinin henüz 3 haftalık olduğu belirtildi.
Çocuklara güven ilişkisi üzerinden ulaştılar
Savcılığa göre sanıklar, çocukların aileleriyle kurdukları güven ilişkisini kullanarak uzun süre şüphe çekmeden hareket etti.
Mağdurların bir bölümü, kadın sanığın kardeşinin çocuklarından; diğerleri ise kadının yakın arkadaşının çocuklarından oluşuyor.
İddianameye göre çocuklar, bakıcı çiftin yanında kaldıkları dönemlerde ağır cinsel istismara maruz bırakıldı. Savcılık ayrıca bazı çocuklara defalarca GHB adlı uyuşturucu maddenin verildiğini, bunun istismarı kolaylaştırmak ve çocukların yaşananları sonradan anlatmalarını engellemek amacıyla yapıldığını belirtti.
Çocukların ayrıca pornografik içeriklere maruz bırakıldığı ve sanıkların kendi cinsel ilişkilerine tanık olmaya zorlandıkları öne sürüldü.
İstismar, çocukların anlatmasıyla ortaya çıktı
Olay, iki çocuğun evlerine döndükten sonra bakıcılık sırasında yaşananları ailelerine anlatmasıyla ortaya çıktı.
Bunun üzerine polisin başlattığı soruşturmada, evde bulunan kameralarla kaydedilmiş fotoğraf ve videolara ulaşıldı.
Soruşturmanın en dikkat çekici delillerinden biri ise sanıklar arasındaki yazışmalar oldu. Polis, iki şüpheli arasında 8 binden fazla sayfadan oluşan sohbet mesajı tespit etti.
Savcılık, bu mesajlarda sanıkların çocuklara yönelik istismarı ayrıntılı şekilde konuştuklarını, yaşananları değerlendirdiklerini ve kendi aralarında bu konuda fanteziler kurduklarını belirtti.
Savcılara göre mesajlarda çocuklara yönelik yaklaşımın son derece insanlık dışı olduğu görülüyor.
“Çocukları insan değil, birer nesne olarak gördüler”
Duruşmada Savcılık, sanıkların çocuklara yaklaşımını sert ifadelerle eleştirdi.
Savcılara göre mağdurlar, sanıklar tarafından “insanlık dışı şekilde kullanılan nesneler” olarak görüldü.
Savcılık, olayın yalnızca çocukların yaşadığı anlık travmayla sınırlı olmadığını, istismarın mağdurların tüm yaşamlarını etkileyebilecek sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
“Kalpleri atıyor ama hayatları parçalandı”
Savcılık, davanın ağırlığını anlatırken şu değerlendirmede bulundu:
“Mağdurların ve anne babalarının kalpleri atmaya devam ediyor ancak aslında hayatları parçalandı. Bu iki sanığın yaptıkları nedeniyle artık çocukların önlerinde kaygısız ve güvenli bir gelecek olduğu söylenemez.”
Savcılık, olayda doğrudan bir ölüm meydana gelmemiş olsa da mağdurlar üzerindeki etkinin bir ölüm suçu kadar ağır olduğunu savundu.
Savcılık: Sistematik, hesaplı ve sadistçe hareket ettiler
Savcılık, sanıkların eylemlerini planlı ve hesaplı şekilde gerçekleştirdiğini belirtti.
Davanın ağırlığını artıran unsurlar arasında:
* İstismarın yaklaşık 5 yıl boyunca devam etmesi,
* Çocukların çok küçük yaşta olması,
* Toplam 6 çocuğun mağdur olması,
* Sanıkların birlikte hareket etmesi,
* Çocuklarla aralarındaki güven ilişkisinin kötüye kullanılması,
* İstismarın son derece ağır ve insanlık dışı yöntemlerle gerçekleştirilmesi
gösterildi.
Savcılık ayrıca kadın sanığın yalnızca olaylara tanıklık eden biri olmadığını, çocukların tutulması ve bazı çocuklara yönelik istismar eylemlerine bizzat katıldığını belirtti.
Kadının, çocukların evde kalmasını organize ettiği ve GHB verilmesinde rol oynadığı da iddialar arasında yer aldı.
Erkek sanık için 30 yıl hapis ve TBS
Savcılık, iki sanığın da istismardan eşit derecede sorumlu tutulması gerektiğini belirtti.
Ancak sanıkların kişisel koşulları nedeniyle ceza taleplerinde farklılığa gidildi.
Erkek sanık hakkında, eylemlerinin ağırlığı, duruşmadaki tutumu ve toplum açısından oluşturduğu tehlike dikkate alınarak 30 yıl hapis cezası ve TBS kapsamında zorunlu psikiyatrik tedavi talep edildi.
Savcılık, erkek sanık için bundan daha düşük bir cezanın uygun olmayacağını savundu.
Kadın sanık için 20 yıl hapis ve TBS
Kadın sanık hakkında ise uzmanların değerlendirmelerine dayanılarak bazı kişilik bozuklukları bulunduğu ve bu nedenle cezai sorumluluğunun kısmen azaldığı belirtildi.
Bu nedenle Savcılık, kadın sanık için 20 yıl hapis cezası ve TBS kapsamında zorunlu tedavi talep etti.
Karar 3 Kasım’da açıklanacak
Hollanda’daki davada mahkemenin kararını 3 Kasım 2026 tarihinde açıklaması bekleniyor.
Savcılığın talep ettiği cezalar, Hollanda’da çocuklara yönelik cinsel istismar davalarında verilen en ağır ceza talepleri arasında yer alıyor.
Davanın merkezinde, çocukların güven duyduğu iki kişinin bu güveni uzun yıllar boyunca istismar ettiği iddiası bulunuyor. Mahkemenin vereceği karar, mağdurlar ve aileleri açısından büyük önem taşıyor.

