Yıllar Sonra Gelen Adalet: Ankara Anlaşması Kapsamında Aile Birleşiminde Emsal Karar
Ankara Anlaşması kapsamında açılan ve 2019 yılından bu yana devam eden aile birleşimi davasında, yıllar süren hukuki mücadelenin ardından önemli bir başarı elde edildi. Mahkeme, yaşlı anne ve babanın Hollanda’da yaşayan çocuklarına fiilen ve ekonomik olarak bağımlı olduğuna hükmederek aile birleşimi şartlarının oluştuğunu açıkça kabul etti.
Kararda; başvuru sahiplerinin bakım, destek ve geçim ihtiyaçlarının Hollanda’daki çocukları tarafından karşılandığı, bu bağımlılık ilişkisinin ise somut deliller ve belgelerle ispatlandığı vurgulandı. Mahkeme, Ankara Anlaşması çerçevesinde aile birliği hakkının korunmasının hukuki bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti.
Söz konusu karar, yalnızca davaya konu aile açısından değil, benzer durumda olan ve Ankara Anlaşması kapsamında hak arayan birçok aile için de emsal niteliği taşıyor. Özellikle yaşlı ebeveynlerin çocuklarına olan maddi ve fiili bağımlılığının hukuken tanınması bakımından karar, önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Davayı yürüten Av. İsmet Özkara, bu kararın aile birleşimi başvurularında uzun süredir yaşanan belirsizliklere ışık tuttuğunu ve benzer başvurular için güçlü bir hukuki dayanak oluşturduğunu ifade etti.
NL
Gerechtigheid na Jaren: Principiële Uitspraak over Gezinshereniging in het Kader van de Ankara-Overeenkomst
In een gezinsherenigingszaak die sinds 2019 loopt en is aangespannen op basis van de Ankara-Overeenkomst, is na jaren van juridische strijd een belangrijke overwinning behaald. De rechtbank oordeelde dat de bejaarde ouders feitelijk en economisch afhankelijk zijn van hun in Nederland wonende kinderen en dat daarmee duidelijk is voldaan aan de criteria voor gezinshereniging.
In de uitspraak werd benadrukt dat de zorg, ondersteuning en het levensonderhoud van de aanvragers worden gedragen door hun kinderen in Nederland. Daarnaast stelde de rechtbank vast dat deze afhankelijkheidsrelatie op concrete en gedocumenteerde wijze is aangetoond. Op grond hiervan concludeerde de rechtbank dat het recht op gezinsleven binnen het kader van de Ankara-Overeenkomst dient te worden beschermd.
Deze beslissing is niet alleen van groot belang voor de betrokken familie, maar vormt ook een precedent voor vele andere gezinnen die zich in een vergelijkbare situatie bevinden en hun rechten ontlenen aan de Ankara-Overeenkomst. Met name de juridische erkenning van de materiële en feitelijke afhankelijkheid van bejaarde ouders van hun kinderen wordt gezien als een belangrijk keerpunt.
Advocaat İsmet Özkara, die de zaak heeft gevoerd, gaf aan dat deze uitspraak een einde maakt aan langdurige onzekerheid rondom gezinsherenigingsaanvragen en een sterke juridische basis biedt voor vergelijkbare toekomstige zaken.

