Hollanda’nın Kaderine Ortağız

0
757

Hollanda’nın Kaderine Ortağız

Seyyid Burhaneddin Kekec

23 Şubat Cumartesi günü Hengelo Türk Kültür Derneğinde düzenlenen programda Hollanda eyalet seçimlerinin önemi konulu program düzenlendi. Programın Konuğu Denk Partisi Genel Başkanı Tunahan Kuzu oldu. Yoğun ilginin olduğu programın açılış konuşmasını yapan Hollanda Türk Kültür Derneği Başkanı Şakir Tekçe söyledi. “Hollanda toplumunun bir parçasıyız. Dolayısıyla bu ülkenin geleceğinde biz de varız. Hollanda’nın kaderine ortağız.”

Daha sonra söz alan Denk Partisi Overijssel Bölgesi birinci sıra adayı Kenan Boz, “Denk partisi olarak hedefimiz 20 bin alarak bölge insanımızı 2 milletvekili ile eyalet meclisinde temsil etmek istiyoruz. Bunun içinde vatandaşlarımızdan üzerlerine düşen sorumluluğu yerlerine getirmelerini istiyoruz. Kendilerinin oy vermeleri dışında sandığa gidemeyecek durumda olan vatandaşlarımızın vekaletlerini alarak onların yerlerine oy vermelerini istiyoruz. Yada sandığa gidecek araçları olmayan seçmenlerimizi sandığa kadar kendi araçlarıyla götürüp getirmelerini rica ediyoruz”.

Programda daha sonra söz alan Denk Partisi Genel Başkanı ve Hollanda Parlamentosu milletvekili Tunahan Kuzu şunları söyledi. “ Hollanda’da pek çok şey değişiyor. Bu değişime ayak uydurabilmek ve insanlarımızın sesi olabilmek adına siyasete atıldım. İlk olarak belediye encümen seçimlerine katıldım ve seçildim. 2012 yılında Hollanda’da sağ partilerin söylemlerine tepki olarak milletvekili adayı olmaya karar verdim. Vatandaşlarımızın da teveccühleriyle de seçildim. 2014 yılında yaptırılan anket sonuçlarında Türk gençlerinin yüzde 94’nün radikalleştiği sonucuna itiraz ettiğimiz için Selçuk beyle birlikte o günkü partiden ayrılmaya karar vererek kendi partimizi kurduk. Katıldığımız ilk seçimlerde 3 milletvekili ile parlamentoya girme başarısı gösterdik.

Beş-on sene önce düşünemediğimiz hayal bile edemediğimiz şeyler gerçekleşiyor. Yeter ki inanalım, sebat edip çalışalım. Bugün Hollanda’da hayatın pek çok alanında ayrımcılık artmış durumda. Çocuklarımız hak ettikleri okul seviyesinin altında bir okula gönderilmeye çalışılıyor. Staj yeri bulmakta zorluk çekiyorlar. Poliste ayrı bir ayrımcılık. Bu ayrımcılığı hayatın her alanında maalesef göre biliyoruz.

Hollanda’daki gidişata kayıtsız kalamayız. En az Türkiye’de olan biteni takip ettiğimiz kadar Hollanda’da olup biteni de takip etmek zorundayız. Yabancı kökenli vatandaşları sorun olarak göstermeye çalışan siyasi partiler toplumun yaşam standartlarının düşmesine seyirci kalıyorlar. Hollanda genelinde siyasi partiler üye kaybına uğrarken bizim üye sayımızda artış var.

2004 yılında Hollanda’da ana dilde eğitim kaldırıldı. Hollanda ana dilde eğitim konusunda bir adım atmayınca Türkiye bu konuya el atmak zorunda kaldı. Buna bütün siyasi partiler karşı çıkıyor. Oysa Hollanda’nın yurt dışında eğitim veren 220 okulu bulunmakta ve bunlardan 5 tanesi Türkiye’de. Bu insanları ötekileştirmekten farklılaştırmaktan vazgeçilmelidir. Toplum olarak artık bizi entegre etmelerini değil bizi olduğumuz gibi kabul etmelerini istiyoruz. Mart ayı sonunda yapılacak eyalet seçimleriyle aynı zamanda Haziran ayının başında senato belirlenecek. Hollanda senatosunun üyeleri eyalet milletvekillerinin oylarıyla seçiliyor. Senato, parlamentonun çıkardığı yasaları oylayarak kabul ya da ret eder. Senatoda elde edilecek sandalye sayısı bazen 1 oy farkla kabul edilir bazen de 1 oy farkla ret edilir. Bu nedenle burada elde edilecek sayısı çok önemlidir. Belediye seçimlerinde 6 oy farkla ikinci sandalyeyi kaybettiğimizi söylersem 1 oyun ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlarsınız. Senatoda sandalye sayımızı 6-7 olarak belirledik.

Toplum olarak Hollanda’daki varlığımızı göstermek adına oy kullanmalıyız. Hollanda’daki gidişatını değiştirmek için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz.

Wilders sırf bizim değil Hollanda bulunan 1.3 milyon vatandaşın seçme ve seçilme hakkını iptal ettirmek için meclise yasa tasarısı sunuyor. Toplum olarak bizden sonraki neslin önünü açmak için sandığa gitmeliyiz.

Toplum olarak Hollanda’da şu 5 alanda daha çok çalışmalıyız. Siyasette, girişimcilikte, hukuk alanında, bilim alanında (akademik çalışmalar yapan bilim adamları yetiştirmeliyiz). Medya alanında çalışmalar yaparak algı operasyonlarının önüne geçmeliyiz. Bu alanlarda daha çok çalışıp kendimizi geliştirmeliyiz”.

Tunahan Kuzu programın sonraki bölümünde katılımcıların sorularını yanıtladı. Program sonrasında katılımcılar Tunahan Kuzu ile hatıra fotoğrafı çektirip sohbet etme fırsatı buldular…