Hollanda Türkiye Ticaret Odası faaliyetleri tam hız devam ediyor

0
688

Hollanda Türkiye Ticaret Odası Faaliyetleri tam hız devam ediyor

Özcan Özbay

Hollanda da 2013 yılında kurulan ve Hollanda ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmek amacıyla kurulmuş bir kar amacı gütmeyen kuruluş.

Hollanda ile Türkiye arasında köprü vazifesi üstlenen bu kuruluş geçen süre içinde Türkiye de bir çok il ve ilçede Ticaret odalarını ziyaret ederek yurt dışı açılımları konusunda ortak çalışma alanları hakkında bilgi verirken, Türkiye den Hollanda ya açılmak isteyen şirket ve firmalara da Hollanda ayağında danışmanlık hizmetleri vermekte.

Konu ile ilgili olarak görüşlerini aldığımız Hollanda Türkiye Ticaret Odası Başkanı Ethem Emre “Bünyemizde Türkiye ile ilgili uzman 15 experimiz var. Bunlar Hollanda dan Türkiye ye yatırımı teşvik etmek ve Türkiye den Hollanda ya gelen firmalara Hollanda da iş imkanı sağlamak onlara destek olmak, icraatlarına katkı sağlamak varsa sorunlarına çözüm bulmak, daha çok bir çözüm ortağı olarak kendimizi adlandırıyoruz.”dedi.

Daha sonra mikrofonlarımıza konuşan Hollanda Türkiye Ticaret Odası Başkan Vekili Adnan Büyükbilgin de “Günümüz dünyasında giderek artan yoğun rekabet ortamında kurumlar için artık tek başına yerel pazarlar yeterli olmamakta ve kurumlar doğal olarak dış pazarlara açılma ihtiyacı da hissetmektedirler. Daralan pazarlara ek olarak , riskin dağıtılması (kur riski, faiz riski, piyasa riski vb.) gibi faktörler de, dış pazarlara açılmayı motive eden ayrı bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır.
Ticari aktivitelerini dış piyasalarda geliştirmek isteyen kurumlar ise öncelikle “hangi dış pazar” sorusuna cevap vermek durumunadırlar. “dedi.

Türkiye ye en çok yatırım yapan ülkelerin başında Hollanda geldiğininde altını çizen Büyükbilgin;
“1) Türkiye ile olan geleneksel ticari ilişkileri
a. Hollanda ile Türkiye arasında 400 yılı aşan bir ticari işbitrliği geçmişi
b. Türkiye’nin dış ticaret hacminde Hollanda’nın en önemli ülkelelerden birisi olması (Türkiyenin yurtdışı ihracatında TUİK verilerine göre ülke bazında dokuzuncu, ithalatında ise ülke bazında 14. Sırada)
c. Türkiye’ye en çok doğrudan yabancı yatırım yapan firmaların Hollanda firmaları olması )Toplam 14 miluat doları aşan doğrudan yabancı yatırım stoğu)
d. Türk müteşebbislerin yurtdışında en çok doğrudan yabancı yatırım yaptıkları ülkenin Hollanda olması (12,5 milyar dolar civarında bir yatırım)
2) Stratejik konumu (Hollanda’nın Avrupa’nın giriş kapısı olması. Kişi başı alım gücü açısından bakıldığında 500 km. İçinde alım gücü yüksek 170 milyon tüketici, 1000 km. Mesafe içersinde de 244 milyon tüketici )
3) Genel anlamda uluslararası ticaret yapabilme ortamının uygunluğu (Hollanda’nun 15,000’den fazla yabancı firmaya evsahipliği yapması ve yıllık gayrisafi milli hasılasının % 50’den fazlasının yabancı kökenli şirketler tarafından gerçekleştirilmesi)
4) Gü1clu altyapısı (genel lojistik ortalaması anlamında dünyada üçüncü)
5) Rekabetçi mali ve finansal altyapı.(Halen % 20 ve % 25 olan kurumlar vergisi alt ve üst limit oranlainin, 2021 yılına kadar % 15 ve % 20’ye çekilecek olması)
6) Ülkenin iyi eğitilmiş ve çok dilli bir insan kaynağına ssahip olması (Hollanda nüfusunun % 90’i iyi düzeyde İngilizce konuşabilmektedir)
7) İnnovasyona dayalı yaratıcı sektörlerin teşvik edilmesi
vb. gibi hususlar gözönüne alındığında, otomatikman on plana çıkmaktadır. Nitekim yukarda da değinildiği gibi Türk müteşebbislerin yurtdışında en çok doğrudan yabancı yatırım yaptıkları ülke de Hollanda’dır.
Bunun yanısıra, Türkiye’nin de ortadoğu, balkanlar ve yakın doğu asya ülkeleri için bir giriş kapısı niteliğinde olması (bilhassa iki kıtayı birleştiren bir köprü niteliğinde olan İstanbul’un 1,5 milyarı aşan nüfusa ve toplam 24 milyar doları bulan piyasalara uçuş mesafesi olarak 4 saatlik mesafede bulunması) , Hollandalı müteşebbislerin de , yukarda da değinildiği gibi toplam 24 milyar doları aşan FDİ (Foreign Direct Investment – doğrudan yabancı dış yatırım) ile birinci sırada yer almalarında en önemli motivasyon unsurlarından birisi olmuştur. “dedi.

İşte Hollanda ve Türkiye Ticaret Odası (HTTO) , her iki ülkede de çözüm ortağı olarak bünyesinde bulundurduğu

  • Uluslarası hukuk
  • Mühendislik ve Teknoloji
  • Uluslararası Finans
    vb., disiplinlerde gerek yerel gerekse uluslararası anlamda bilgi ve deneyim sahibi uzman kişi ve kuruluşlardan oluşturduğu ekiplerle çalıştıklarına vurgu yapan Adnan Büyükbilgin “- gerek Türk firmalarının Hollanda bazlı olarak Avrupa, gerekse Hollandalı firmaların Türkiye bazlı olarak Türkiye, balkanlar, yakındoğu ve ortadoğu pazarlarına açılmalarında
  • ve gerekse her iki ülkeye mensup kurumların, gerek birbirleriyle ve gerekse daha geniş anlamda ihtiyaca göre üçüncü ülkeden partnerları’da işin kapsamına dahil ederek ; distribütörlük anlaşmalarından , daha komplike “joint venture” işlerine girmeye ; hatta gerekirse şirket evlilikler ve birleşmeleri oluşturmaya kadar her düzeyde ve türde “iş ortaklığı” tesis etmelerinde yanlarında bulacakları bir çözüm ortağıdır. “dedi.

Hollanda da 2013 yilinda kurulan ve Hollanda ile Turkiye arasindaki ekonomik ve ticari iliskileri gelistirmek amaciyla kurulmus bir kar amaci gutmeyen kurulus.

Hollanda ile Turkiye arasinda kopru vazifesi ustlenen bu kurulus gecen sure icinde Turkiye de bir cok il ve ilcede Ticaret odalarini ziyaret ederek yurt disi acilimlari konusunda ortak calisma alanlari hakkinda bilgi verirken, Turkiye den Hollanda ya acilmak isteyen sirket ve firmalara da Hollanda ayaginda danismanlik hizmetleri vermekte.

Konu ile ilgili olarak goruslerini aldigimiz Hollanda Turkiye Ticaret Odasi Baskani Ethem Emre “Bunyemizde Turkiye ile ilgili uzman 15 experimiz var. Bunlar Hollanda dan Turkiye ye yatirimi tesvik etmek ve Turkiye den Hollanda ya gelen firmalara Hollanda da is imkani saglamak onlara destek olmak, icraatlarina katki saglamak varsa sorunlarina cozum bulmak, daha cok bir cozum ortagi olarak kendimizi adlandiriyoruz.”dedi.

Daha sonra mikrofonlarimiza konusan Hollanda Turkiye Ticaret Odasi Baskan Vekili Adnan Buyukbilgin de “Günümüz dünyasinda giderek artan yogun rekabet ortaminda kurumlar için artik tek basina yerel pazarlar yeterli olmamakta ve kurumlar dogal olarak dis pazarlara açilma ihtiyaci da hissetmektedirler. Daralan pazarlara ek olarak , riskin dagitilmasi (kur riski, faiz riski, piyasa riski vb.) gibi faktörler de, dis pazarlara açilmayi motive eden ayri bir unsur olarak ortaya çikmaktadir.
Ticari aktivitelerini dis piyasalarda gelistirmek isteyen kurumlar ise öncelikle “hangi dis pazar” sorusuna cevap vermek durumunadirlar. “dedi.

Turkiye ye en cok yatirim yapan ulkelerin basinda Hollanda geldigininde altini cizen Buyukbilgin;
“1) Türkiye ile olan geleneksel ticari iliskileri
a. Hollanda ile Türkiye arasinda 400 yili asan bir ticari isbitrligi geçmisi
b. Türkiye’nin dis ticaret hacminde Hollanda’nin en önemli ülkelelerden birisi olmasi (Türkiyenin yurtdisi ihracatinda TUIK verilerine göre ülke bazinda dokuzuncu, ithalatinda ise ülke bazinda 14. Sirada)
c. Türkiye’ye en çok dogrudan yabanci yatirim yapan firmalarin Hollanda firmalari olmasi )Toplam 14 miluat dolari asan dogrudan yabanci yatirim stogu)
d. Türk mütesebbislerin yurtdisinda en çok dogrudan yabanci yatirim yaptiklari ülkenin Hollanda olmasi (12,5 milyar dolar civarinda bir yatirim)
2) Stratejik konumu (Hollanda’nin Avrupa’nin giris kapisi olmasi. Kisi basi alim gücü açisindan bakildiginda 500 km. Içinde alim gücü yüksek 170 milyon tüketici, 1000 km. Mesafe içersinde de 244 milyon tüketici )
3) Genel anlamda uluslararasi ticaret yapabilme ortaminin uygunlugu (Hollanda’nun 15,000’den fazla yabanci firmaya evsahipligi yapmasi ve yillik gayrisafi milli hasilasinin % 50’den fazlasinin yabanci kökenli sirketler tarafindan gerçeklestirilmesi)
4) Gü1çlü altyapisi (genel lojistik ortalamasi anlaminda dünyada üçüncü)
5) Rekabetçi mali ve finansal altyapi.(Halen % 20 ve % 25 olan kurumlar vergisi alt ve üst limit oranlainin, 2021 yilina kadar % 15 ve % 20’ye çekilecek olmasi)
6) Ülkenin iyi egitilmis ve çok dilli bir insan kaynagina ssahip olmasi (Hollanda nüfusunun % 90’i iyi düzeyde Ingilizce konusabilmektedir)
7) Innovasyona dayali yaratici sektörlerin tesvik edilmesi
vb. gibi hususlar gözönüne alindiginda, otomatikman ön plana çikmaktadir. Nitekim yukarda da deginildigi gibi Türk mütesebbislerin yurtdisinda en çok dogrudan yabanci yatirim yaptiklari ülke de Hollanda’dir.
Bunun yanisira, Türkiye’nin de ortadogu, balkanlar ve yakin dogu asya ülkeleri için bir giris kapisi niteliginde olmasi (bilhassa iki kitayi birlestiren bir köprü niteliginde olan Istanbul’un 1,5 milyari asan nüfusa ve toplam 24 milyar dolari bulan piyasalara uçus mesafesi olarak 4 saatlik mesafede bulunmasi) , Hollandali mütesebbislerin de , yukarda da deginildigi gibi toplam 24 milyar dolari asan FDI (Foreign Direct Investment – dogrudan yabanci dis yatirim) ile birinci sirada yer almalarinda en önemli motivasyon unsurlarindan birisi olmustur. “dedi.

Iste Hollanda ve Türkiye Ticaret Odasi (HTTO) , her iki ülkede de çözüm ortagi olarak bünyesinde bulundurdugu

  • Uluslarasi hukuk
  • Mühendislik ve Teknoloji
  • Uluslararasi Finans
    vb., disiplinlerde gerek yerel gerekse uluslararasi anlamda bilgi ve deneyim sahibi uzman kisi ve kuruluslardan olusturdugu ekiplerle calistiklarina vurgu yapan Adnan Buyukbilgin “- gerek Türk firmalarinin Hollanda bazli olarak Avrupa, gerekse Hollandali firmalarin Türkiye bazli olarak Türkiye, balkanlar, yakindogu ve ortadogu pazarlarina açilmalarinda
  • ve gerekse her iki ülkeye mensup kurumlarin, gerek birbirleriyle ve gerekse daha genis anlamda ihtiyaca göre üçüncü ülkeden partnerlari’da isin kapsamina dahil ederek ; distribütörlük anlasmalarindan , daha komplike “joint venture” islerine girmeye ; hatta gerekirse sirket evlilikler ve birlesmeleri olusturmaya kadar her düzeyde ve türde “is ortakligi” tesis etmelerinde yanlarinda bulacaklari bir çözüm ortagidir. “dedi.