Demans riski yüzde 20 daha yüksek
30 ülkeden 4,2 milyonu aşkın kişinin verilerini inceleyen araştırmada, boş zamanlarda yapılan yürüyüş, yüzme, koşu ve bisiklet gibi egzersizlerin daha düşük demans riskiyle bağlantılı olduğu belirlendi. Fiziksel açıdan yorucu işlerde çalışanlarda ise riskin yüzde 20 daha yüksek olduğu görüldü.
ABD’deki Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) öncülüğünde yürütülen kapsamlı araştırma, fiziksel aktivitenin beyin sağlığı üzerindeki etkisinin yalnızca hareket miktarına değil, hangi koşullarda gerçekleştirildiğine de bağlı olabileceğini ortaya koydu.
The Lancet Public Health dergisinde yayımlanan çalışmada, 30 ülkeden 45 ila 93 yaş arasındaki 4 milyon 227 bin 297 kişinin yer aldığı 74 araştırmanın sonuçları incelendi.
Katılımcıların yaklaşık 10 yıllık takip verileri üzerinden Alzheimer, vasküler demans ve diğer bunama türlerine ilişkin tanılar değerlendirildi.
Araştırmaya göre boş zamanlarında daha fazla fiziksel aktivite yapan kişilerin demans riski, en düşük aktivite düzeyine sahip kişilerle karşılaştırıldığında yüzde 24 daha düşük bulundu. Yürüyüş, bisiklete binme, koşu, yüzme ve çeşitli spor faaliyetleri, olumlu sonuçlarla ilişkilendirilen aktiviteler arasında yer aldı.
Bilim insanları, bu egzersizlerin genellikle kişinin kendi tercihine bağlı olarak yapılmasının önemli olabileceğini belirtti. Aktivitenin temposunu ve süresini kişinin kendisinin belirleyebilmesi, stresin azalması ve sosyal etkileşimin artması, muhtemel faydalar arasında gösterildi.
Araştırmada söz konusu spor dallarının birbirleriyle doğrudan karşılaştırılarak hangisinin daha etkili olduğunun belirlenmediği kaydedildi.
Ağır fiziksel işlerde çalışanlarda risk daha yüksek
Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri, mesleki fiziksel aktiviteyle ilgili oldu. Fiziksel açıdan yorucu işlerde çalışanlarda demans riskinin yüzde 20 daha yüksek olduğu saptandı.
Uzmanlar, bunun hareket etmenin doğrudan zararlı olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Ağır işlerde tekrarlayan hareketler, uzun süre ayakta kalma, yük taşıma ve yeterince dinlenememe gibi koşulların etkili olabileceği belirtildi.
İş stresi, çalışma ortamındaki tehlikeler, hava ve gürültü kirliliğine maruz kalma ile kişinin işi üzerindeki kontrolünün sınırlı olması da risk artışına katkıda bulunabilecek etkenler arasında değerlendirildi. Fiziksel olarak yorucu işlerde çalışanların mesai sonrasında yorgunluk veya zaman yetersizliği nedeniyle spor yapma fırsatlarının azalabileceğine de dikkat çekildi.
Ev işleriyle ilgili veriler sınırlı
Ev içindeki fiziksel aktivitelerin de demans riski açısından olumlu sonuçlarla ilişkili olabileceği belirlendi. Ancak bu bulgunun yalnızca bir araştırmaya dayanması nedeniyle kesin sonuca ulaşmak için yeterli kanıt bulunmadığı bildirildi.
İşe yürüyerek veya bisikletle gitmek gibi ulaşım amaçlı fiziksel aktiviteler konusunda da mevcut çalışma sayısının sınırlı olduğu ve bu nedenle sonuçların dikkatle değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Araştırma kesin neden-sonuç ilişkisi göstermiyor
Araştırmacılar, incelemenin gözlemsel çalışmalara dayandığını, dolayısıyla egzersizin demansı kesin olarak önlediğinin ya da fiziksel işlerde çalışmanın hastalığa doğrudan yol açtığının söylenemeyeceğini belirtti. Bulguların, fiziksel aktivitenin yapıldığı ortamın ve kişinin yaşam koşullarının beyin sağlığı açısından önemli olabileceğine işaret ettiği kaydedildi.
Araştırma ekibine göre demans riskini azaltmaya yönelik politikalar, yalnızca daha fazla hareket edilmesini teşvik etmekle sınırlı kalmamalı. Güvenli yürüyüş alanları, parklar ve spor tesislerine erişimin artırılması; çalışanların egzersiz yapabilecekleri boş zamana sahip olması ve zararlı işyeri koşullarının azaltılması da dikkate alınmalı.

