HOLLANDA’DA 15 TEMMUZ’UN 10. YILINDA ÇİFTE PROGRAM
Özcan Özbay
BÜYÜKELÇİ YAZGAN’IN UYARILARI VE PANELİN ARDINDAN ANMA YEMEĞİ DÜZENLENDİ
AMSTERDAM – 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yıl dönümünde, Hollanda’daki Türk toplumu ve sivil toplum temsilcileri Amsterdam’da düzenlenen iki kapsamlı programda bir araya geldi. T.C. Lahey Büyükelçiliği himayesinde gerçekleştirilen etkinliklerde, FETÖ’nü küresel tehdit boyutu, sosyolojik şifreleri ve Avrupa’daki faaliyetlerine karşı yürütülen kararlı mücadele vurgulandı.
NH Collection Amsterdam Barbizon Palace’ta Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan’ın açılış hitabıyla başlayan ve ardından panel oturumuyla devam eden ilk programın ardından, akşam saatlerinde sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcilerinin katılımıyla Kasap Restoran’da bir anma yemeği düzenlendi.

BÜYÜKELÇİ YAZGAN’DAN AÇILIŞTA NET MESAJLAR: “MÜCADELE BİTMEDİ, SAFLARI SIKI TUTUN”
Program, gün boyu ziyarete açık olan 15 Temmuz Fotoğraf Sergisi alanında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, yurt dışındaki sinsi yapılanmaya karşı rehavete kapılınmaması gerektiğini belirterek Türk toplumuna birlik çağrısında bulundu.
“Saflarımız Bozulduğu İçin 15 Temmuz’u Yaşadık”
Konuşmasında Türk milletinin tarih boyunca dışarıdan zincire vurulamadığını, ancak içerideki iş birlikçiler vasıtasıyla zayıflatılmaya çalışıldığını belirten Büyükelçi Yazgan, şu uyarılarda bulundu:
“Tarihimize bakıldığında bu tecrübe içerideki hainlerin eseridir. Safların sıkı tutulması bir gelenektir; bizim saflarımız bozulduğu için 15 Temmuz’u yaşadık. Küçük tartışmalar, egolar, ihtiraslar ve maddi beklentiler hep safları bozar. Yurt dışındaki diplomatlarımız ve vatandaşlarımız bu safları sıkı tutmak için çalışmalıdır. Bu mücadelenin bittiğini düşünen varsa bitmediğini buradan söylemek isterim. Hollanda’da daha yapacak çok işimiz var.”

“Devlet İspiyonla Çalışmaz, Bilgiye İhtiyacı Yoktur”
Son dönemde basında yer alan “büyükelçiliğe ihbar yapılması” yönündeki tartışmalara da açıklık getiren Yazgan, devletin istihbarat ve mücadele için kişisel ihbarlara veya ispiyonculuğa ihtiyacı olmadığını açıkça ifade etti:
“Devlet ispiyonla çalışmıyor. Bizim kimsenin miras kavgasını, kişisel husumetini içeren ihbarlara ihtiyacımız yok. Zaten bu yapı (FETÖ) kendini açıkça ortaya koyuyor. Kimin kiminle oturduğu, hangi açılışlara katıldığı, hangi siyasetçilerle iş birliği yaptığı zaten ortada. Bunun için özel bir istihbarat çalışmasına bile gerek yok; amatör bir araştırmacı bile sosyal medyaya baktığında her şeyi görebilir.”
Hollanda Makamlarına “İçten Çürüme” Uyarısı
FETÖ’nün sadece Türkiye için değil, faaliyet gösterdiği tüm Avrupa ülkeleri için ciddi bir tehdit olduğunu belirten Büyükelçi Yazgan, Hollandalı müttefiklere bu durumu her fırsatta anlattıklarını söyledi:
“Hollanda makamlarına anlatmaya çalıştığımız şey şu: Bu yapı sizin de siyasi partilerinizin, belediyelerinizin ve sivil toplum kuruluşlarınızın içinde çürümeye sebep olacak. Türk kökenli vatandaşlar arasında bölünme yaratacaklar ve eninde sonunda tıpkı bize yaptıkları gibi, bir başka ülkenin taşeronu olarak size karşı çalışacaklar.”

“Çocuklarınıza Kimin Türkçe Öğreteceğine Siz Karar Verin”
Örgütün son dönemde Hollanda’da yeniden Türkçe eğitim konusunu gündeme getirmeye çalıştığına dikkat çeken Büyükelçi, aileleri uyanık olmaya çağırdı. İltica talebinde bulunan ve öğretmenlik vasfı iddia eden örgüt üyelerinin okul ve derneklerde yer edinmeye çalıştığını belirten Yazgan, “Çocuklarınıza kimin Türkçe öğreteceğine, dinimizi kimin anlatacağına siz karar verin. Bu sizin egemenlik hakkınızdır” dedi.
“Esas Mücadeleyi Sizler Yapacaksınız”
Görev süresinin ardından Kiev’e (Ukrayna) atanacağını belirten ve Hollanda’daki son 15 Temmuz törenine katıldığını ifade eden Yazgan, diplomatların geçici, kalıcı olanın ise halk olduğunu hatırlatarak konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizler devlet memurlarıyız, bugün varız yarın duvarda bir resim oluruz. Ama esas mücadeleyi yapacak olan buradaki vatandaşlarımızdır. Çözüm de sizsiniz, mücadele de sizsiniz. Bu örgütü sosyal olarak izole ederseniz, belki o zaman doğru yolu bulurlar. Ancak kabullenirseniz, yanlış yaptıklarıyla yüzleşmeyeceklerdir.”
Büyükelçi Yazgan’ın hitabının ardından, “15 Temmuz Tematik Video Gösterimi” yapıldı ve ardından İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın programa gönderdiği video mesajı davetlilerle paylaşıldı.

“MİLLÎ İRADE VE DEMOKRATİK DİRENÇ” PANELİ
Hemen sonrasında, moderatörlüğünü T.C. Lahey Büyükelçiliği İletişim Müşaviri Doç. Dr. İsmail Erkam Sula’nın üstlendiği panel oturumuna geçildi. Panelde İstanbul İbn Haldun Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Numan Telci sunumunu gerçekleştirirken; Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi ve eski Bakan Dr. Mehmet Mehdi Eker ile Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut Mustafa Özdil de konuşmacı olarak yer aldı.
Dr. Mehmet Mehdi Eker: “Müslümanlığın İnanç Kodlarını Değiştirmeye Çalışıyorlar”
Panelde söz alan eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Mehmet Mehdi Eker, FETÖ’nün küresel güçlerin taşeronluğunu üstlenen çok katmanlı bir istihbarat ve ifsat şebekesi olduğunu vurgulayarak önemli bir analiz sundu:
“Bir tarafta inancımız İslam’ın temiz, pak anlayışının protestanlaştırılması var. Müslümanlığın genetiğini, inanç kodlarını değiştirmeye matuf bir yapıyla karşı karşıyayız. GDO’yu (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) duymuşsunuzdur. Karakteri değiştirdiğiniz zaman vasıf da değişir. Türkiye Cumhuriyeti, temsil ettiği İslam medeniyeti tasavvuru ve coğrafyasındaki model rolü nedeniyle hedeftir. Eğer Türkiye’ye hakim olurlarsa, İslam dünyasının siyasal denetimini çok daha rahat değiştireceklerini biliyorlar.”

Eker, örgütün maskesini düşüren tarihi kırılma noktalarını şu şekilde özetledi:
Davos Çıkışı (2009): “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Davos’ta Şimon Peres’e karşı gösterdiği o meşhur ‘One Minute’ tepkisi, bu şebekeyi arkasındaki güçler adına harekete geçiren ilk büyük kıvılcım oldu.”
Mavi Marmara (2010): “Mavi Marmara gemisine yapılan saldırıda ‘Gideceğiniz yerin sahibinden izin almalıydınız’ diyerek hemen karşı cephede yer aldılar. Çünkü kendi iradeleriyle değil, sahiplerinin hesaplarıyla hareket ediyorlardı.”
Gezi Parkı (2013): “Gezi Parkı’nda sabah saat 05.00’te insanların yattığı çadırları ateşe verenler bizzat FETÖ üyesi polislerdi. Amaçları olayları alevlendirmek, insanları sokağa dökmek ve kaos yaratarak hükümeti devirmekti.”
Eski Bakan Eker, tehlikenin boyutunun anlaşılması için konunun sosyoloji, psikoloji, iletişim ve sivil toplum hareketleri yönünden akademik çalışmalara, master ve doktora tezlerine konu edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

HOLLANDA’DAKİ STK TEMSİLCİLERİYLE ANMA YEMEĞİ
NH Collection Amsterdam Barbizon Palace’taki panel oturumu, soru-cevap ve kahve ikramının ardından başarıyla tamamlandı.
Günün ikinci programı kapsamında ise akşam saat 18.30’da Amsterdam Kasap Restoran’da “15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Programı” gerçekleştirildi. Hollanda’da faaliyet gösteren Türk sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcilerinin yoğun katılım gösterdiği bu bölümde, konuklar anma yemeğinde bir araya geldi.

Yemek programı esnasında davetlilere, darbe gecesi yaşanan direnişi ve milletin mücadelesini gözler önüne seren “15/07 Şafak Vakti” belgesel filmi gösterildi. Katılımcılar, birlik ve beraberlik mesajlarının ardından geleceğe daha güçlü adımlarla yürüme temennisinde bulunarak programı sonlandırdı.

