Rotterdam’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne Anlamlı Buluşma
Hollanda Atatürkçü Düşünce Derneği, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla 7 Mart Cumartesi akşamı Rotterdam’daki dernek lokalinde anlamlı bir etkinlik düzenledi. Kadın hakları, dayanışma ve yerel siyasette kadın temsili gibi başlıkların ele alındığı programa çok sayıda dernek üyesi ve davetli katıldı.
Etkinlik, Şerife Alparslan ve Elif Kadak’ın hazırladığı yemeklerle kurulan dostluk sofrasıyla başladı. Ramazan ayı nedeniyle oruç tutan katılımcılar iftarlarını birlikte açarken, paylaşım ve dayanışma duygusunun öne çıktığı samimi bir ortam oluştu. Programın sunuculuğunu Birgül Ekiz üstlendi.

Açılış konuşmasını yapan dernek başkanı Kenan Özyiğit, dünyada artan savaşlar, eşitsizlikler ve hak ihlallerine dikkat çekerek kadınların ve çocukların bu süreçlerin en ağır bedelini ödediğini vurguladı. Özyiğit konuşmasında, insanlığın zor bir dönemden geçtiğini belirterek, kadın hakları mücadelesinin önemine işaret etti.
“İnsanlık bugün hak kayıplarının yaşandığı zorlu bir süreçten geçiyor. Bu süreçlerin en ağır sonuçlarını ise çoğu zaman kadınlar ve çocuklar yaşıyor. Bu nedenle 8 Mart yalnızca bir kutlama günü değil, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin hatırlandığı ve büyütüldüğü bir gündür” dedi.
Konuşmanın ardından 8 Mart’ın tarihsel mücadelesini ve kadınların hak arayışını anlatan bir belgesel gösterimi gerçekleştirildi. Programın devamında Nevriye Güney ve Elif Kadak kadın temalı şiirler okuyarak etkinliğe duygusal bir katkı sundu.
Etkinliğin ikinci bölümünde ise yaklaşan yerel seçimler çerçevesinde bir söyleşi düzenlendi. Rotterdam yerel seçimlerinde aday olan GroenLinks–PvdA’dan Mediha Aktaş, Partij voor de Dieren’den Pınar Coşkun ve DENK partisinden Sibel Samur, partilerinin yerel yönetim ve kadın politikalarına ilişkin görüşlerini paylaştı.

Mediha Aktaş, konut sorununun çözümü için yeni projelerde sosyal konut oranını yüzde 35’e çıkarmayı hedeflediklerini belirterek iklim politikaları ve sosyal destek programlarının da öncelikli başlıklar arasında yer aldığını ifade etti.
Pınar Coşkun ise kadınların özgürleşmesinin eğitim, dayanışma ve şefkat temelli bir toplum anlayışıyla mümkün olacağını vurguladı. Kadınlara yönelik ayrımcılığın göçmen karşıtlığı, yoksulluk ve diğer toplumsal eşitsizliklerden bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Coşkun, bu nedenle kesişimsel bir yaklaşımı savunduklarını dile getirdi.

Sibel Samur da gençlerin toplumsal yaşama daha aktif katılımını sağlayacak projeler üzerinde çalıştıklarını ifade ederken, yaşlıların da sosyal yaşamın aktif bir parçası olmasını hedefleyen çalışmalar planladıklarını söyledi.
Soru-cevap bölümünün ardından program, katılımcıların sohbetiyle sona erdi. Dernek yöneticileri, kadın hakları mücadelesinin yalnızca bir güne sığdırılamayacağını, eşitlik ve adalet mücadelesinin dayanışma ile büyütülmesi gerektiğini vurguladı.
NL
Betekenisvolle bijeenkomst in Rotterdam voor Internationale Vrouwendag
De Nederlandse Vereniging voor Atatürkistisch Denken organiseerde op zaterdagavond 7 maart in haar verenigingslokaal in Rotterdam een bijeenkomst ter gelegenheid van Internationale Vrouwendag (8 maart). Tijdens het programma kwamen thema’s als vrouwenrechten, solidariteit en de vertegenwoordiging van vrouwen in de lokale politiek aan bod. Veel leden van de vereniging en genodigden namen deel aan de bijeenkomst.
De avond begon met een gezamenlijke maaltijd, voorbereid door Şerife Alparslan en Elif Kadak. Vanwege de ramadan braken deelnemers die vastten samen hun vasten tijdens de iftar. In een warme en gemoedelijke sfeer werd de bijeenkomst gepresenteerd door Birgül Ekiz.
In zijn openingsspeech benadrukte verenigingsvoorzitter Kenan Özyiğit dat vrouwen en kinderen vaak de zwaarste gevolgen dragen van oorlogen, ongelijkheid en schendingen van rechten in de wereld. Volgens Özyiğit is 8 maart daarom niet alleen een dag van viering, maar vooral een dag om stil te staan bij de voortdurende strijd voor gelijkheid en rechtvaardigheid.
Na de toespraak werd een documentaire vertoond over de historische strijd die aan 8 maart ten grondslag ligt en over de rol van vrouwen in de strijd voor gelijke rechten. Vervolgens droegen Nevriye Güney en Elif Kadak gedichten voor met als thema vrouwen en solidariteit.
In het tweede deel van het programma vond een gesprek plaats in het kader van de naderende lokale verkiezingen. Mediha Aktaş (GroenLinks–PvdA), Pınar Coşkun (Partij voor de Dieren) en Sibel Samur (DENK), die kandidaat zijn bij de gemeenteraadsverkiezingen in Rotterdam, lichtten de standpunten van hun partijen toe over lokaal bestuur en vrouwenbeleid.
Mediha Aktaş gaf aan dat haar partij bij nieuwe bouwprojecten het aandeel sociale woningen wil verhogen tot 35 procent om het woningtekort aan te pakken. Daarnaast noemde zij klimaatbeleid en sociale ondersteuningsprogramma’s als belangrijke prioriteiten.
Pınar Coşkun benadrukte dat de emancipatie van vrouwen alleen mogelijk is in een samenleving die gebaseerd is op onderwijs, solidariteit en compassie. Volgens haar kan discriminatie van vrouwen niet los worden gezien van andere maatschappelijke problemen zoals armoede, ongelijkheid en anti-migratiesentimenten.
Sibel Samur vertelde dat haar partij werkt aan projecten die jongeren stimuleren om actiever deel te nemen aan het maatschappelijke leven. Ook wil zij zich inzetten voor initiatieven die ouderen meer betrekken bij het sociale leven.
Na een vraag- en antwoordsessie werd de avond afgesloten met gesprekken tussen de deelnemers. De organisatoren benadrukten dat de strijd voor vrouwenrechten niet tot één dag beperkt mag blijven, maar door solidariteit en gezamenlijke inzet moet worden voortgezet.

