TCG Anadolu’da Düzenlenen Savunma Sanayisi Fuarına Türk Medyasının Davet Edilmemesi Tartışma Yarattı
NATO’nun Steadfast Dart 2026 tatbikatı kapsamında, Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG Anadolu SİHA gemisinde Türk Savunma Sanayisi Fuarı düzenlendi. Hollanda’nın Rotterdam Limanı’nda demirleyen gemide gerçekleştirilen fuar ve ardından düzenlenen resepsiyona Türk medyası ile bazı sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin davet edilmemesi kamuoyunda soru işaretlerine neden oldu.
Wilhelminakade’de, Kop van Zuid bölgesinde 26 Şubat’ta konuşlanan 232 metre uzunluğundaki TCG Anadolu’daki programa; Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti Komutanı Mevlüt Savaş Bilican, Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, Lahey Askeri Ateşesi Umut Gökaslan, Hollanda Deniz Kuvvetleri Komutanı Harold Liebregs ile çeşitli ülkelerin büyükelçileri ve askeri ataşeler katıldı.
Rotterdam’a gelen Türk savaş gemilerinin ülkede yaşayan Türk vatandaşları tarafından yoğun ilgiyle karşılandığı, vatandaşların Hollanda’nın farklı şehirlerinden gemileri görmek için bölgeye geldiği gözlemlendi. Ancak gemilerin ziyarete kapalı olması, ardından düzenlenen fuar ve resepsiyona Türk vatandaşlarının, Türk sivil toplum kuruluşlarının ve Türk medyasının davet edilmemesi tepkilere yol açtı.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Hollanda Azerbaycan Türk Kültür Derneği Başkanı İlhan Aşkın, milli gurur kaynağı olan gemilerin Rotterdam Limanı’na gelişinden duyulan memnuniyete rağmen, sürecin kapsayıcı yürütülmemesini eleştirerek, vefa ve adalet vurgusu yaparak ”Milli gururumuz olan gemilerimiz Rotterdam Limanı’na demirledi. Ne var ki bazı teşkilat yöneticilerine kapılar açılırken, ülkemiz zor günlerden geçerken en önde yürüyen, mahkemeleri bile göze alarak bedel ödeyen insanlar sadece uzaktan bakmakla yetinmek zorunda kaldı.
Vefa; makamla değil, duruşla ölçülür. Adalet ise herkese eşit mesafede olduğunda anlam kazanır. Bizler dün olduğu gibi bugün de devletimizin ve milletimizin yanındayız. Temennimiz; emeğin, fedakârlığın ve samimiyetin hak ettiği değeri görmesidir.”dedi.
Hollanda Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Özcan Özbay ise Türk medyasının davet edilmemesini “anlaşılır bulmadığını” belirtti. Özbay, gemilerin gelişi öncesinde programla ilgili bilgi almak üzere Büyükelçilik yetkilileriyle temas kurduklarını, etkinliğin halka açık olmadığı yönünde bilgilendirildiklerini, ancak daha sonra fuar ve resepsiyonun sınırlı davetliyle gerçekleştirilmesinin ve Türk medyasının tamamen dışarıda bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Yaşanan gelişmeler, hem Hollanda’da yaşayan Türk toplumu hem de basın camiasında geniş yankı uyandırırken, organizasyon sürecine ilişkin daha şeffaf bir bilgilendirme yapılması gerektiği yönünde görüşler dile getirildi.
NL
Geen uitnodiging voor Turkse media bij defensie-industriebeurs op TCG Anadolu leidt tot discussie
In het kader van de NAVO-oefening Steadfast Dart 2026 werd aan boord van het amfibische aanvalsschip TCG Anadolu van de Turkse Marine een Turkse Defensie-industriebeurs georganiseerd. Het schip lag afgemeerd in de Haven van Rotterdam. Het feit dat Turkse media en sommige maatschappelijke organisaties niet werden uitgenodigd voor de beurs en de aansluitende receptie, heeft geleid tot vragen en kritiek in de publieke opinie.
Het 232 meter lange schip meerde op 26 februari aan bij Wilhelminakade in de wijk Kop van Zuid. Aan het programma namen onder anderen deel: commandant van de Anatolische Turkse Maritieme Taskforce Mevlüt Savaş Bilican, de Turkse ambassadeur in Den Haag Fatma Ceren Yazgan, de militaire attaché Umut Gökaslan, de commandant van de Koninklijke Marine van Nederland Harold Liebregs, evenals ambassadeurs en militaire attachés van verschillende landen.
De komst van Turkse marineschepen naar Rotterdam werd met grote belangstelling gevolgd door Turkse Nederlanders. Vanuit verschillende steden kwamen burgers naar de haven om de schepen te zien. Dat de schepen niet toegankelijk waren voor bezoekers en dat vervolgens de beurs en receptie plaatsvonden zonder uitnodiging van Turkse burgers, Turkse maatschappelijke organisaties en Turkse media, leidde tot onvrede.
In een reactie uitte de voorzitter van de Nederlands-Azerbeidzjaans-Turkse Culturele Vereniging, İlhan Aşkın, kritiek op het gebrek aan inclusiviteit. Hij benadrukte dat, ondanks de trots over de aanwezigheid van de schepen in Rotterdam, loyaliteit en rechtvaardigheid niet door functies maar door houding en gelijkheid worden gemeten, en sprak de hoop uit dat inzet en opoffering naar waarde worden geschat.
Ook de voorzitter van de Nederlandse Unie van Turkse Journalisten, Özcan Özbay, gaf aan de uitsluiting van Turkse media “niet begrijpelijk” te vinden. Hij verklaarde dat vooraf contact was opgenomen met de ambassade voor informatie en dat was meegedeeld dat het programma niet openbaar zou zijn. Dat later een beurs en receptie met een beperkte gastenlijst werden gehouden zonder enige uitnodiging aan Turkse media, noemde hij onacceptabel.
De ontwikkelingen hebben zowel binnen de Turks-Nederlandse gemeenschap als in de journalistieke wereld brede weerklank gevonden. Vanuit verschillende hoeken wordt opgeroepen tot meer transparantie en duidelijke communicatie rond de organisatie van dergelijke evenementen.

