Hollanda’da Sığınma ve Göç Politikalarında Sert Dönem
Özcan Özbay (Özel Haber)
Yeni yasalar, düşen kabul oranları ve artan sınır kontrolleri göçmenleri doğrudan etkiliyor
Hollanda, 2026 dönemine girerken sığınma ve göç politikalarında bugüne kadarki en sert adımlarından bazılarını atıyor. Hükümetin aldığı kararlar; sığınma başvurularının değerlendirilmesinden sınır kontrollerine, entegrasyon politikalarından geri gönderme süreçlerine kadar geniş bir alanı kapsıyor. Bu gelişmeler, Hollanda’da yaşayan ya da ülkeye gelmeyi planlayan yüz binlerce göçmeni, özellikle de Türkler başta olmak üzere yabancı toplulukları yakından ilgilendiriyor.
Sığınma Başvurularında Kabul Oranı Keskin Şekilde Düştü
Son veriler, Hollanda’da yapılan sığınma başvurularının yalnızca yaklaşık üçte birinin kabul edildiğini ortaya koyuyor. Bu oran, önceki yıllara kıyasla ciddi bir düşüş anlamına geliyor.
Göç ve Vatandaşlık Dairesi (IND), bu düşüşün temel nedenleri arasında şunları sıralıyor:
Daha fazla ülkenin “güvenli ülke” olarak sınıflandırılması
Dublin Anlaşması kapsamında, başvurunun başka bir AB ülkesinde yapılmış olması
Sığınma gerekçelerinin daha dar yorumlanması
Bu durum, özellikle savaş ve siyasi baskı dışındaki nedenlerle başvuranlar için kabul ihtimalini önemli ölçüde azaltıyor.
Yeni Sığınma Yasaları: “İki Statülü Sistem” Dönemi
Hollanda parlamentosunda kabul edilen ve büyük tartışmalara yol açan yeni düzenlemelerle birlikte, sığınmacılar artık tek bir statü altında değerlendirilmeyecek.
Yeni sistemde:
Savaş ve yaygın şiddet nedeniyle kaçanlar ayrı,
Bireysel tehdit, siyasi baskı veya diğer gerekçelerle gelenler ayrı bir statüde değerlendirilecek.
Bu uygulama, bazı sığınmacılara daha kısa süreli oturum, daha sınırlı haklar ve daha zor aile birleşimi şartları getirebilecek. İnsan hakları kuruluşları ise bu ayrımın eşitlik ilkesine aykırı olabileceği uyarısında bulunuyor.
Schengen’e Rağmen Sınır Kontrolleri Uzatıldı
Hollanda, Schengen bölgesinde olmasına rağmen iç sınır kontrollerini uzatma kararı aldı. 2026 ortasına kadar devam etmesi planlanan bu uygulama kapsamında:
Kara sınırlarında daha sık polis ve askerî denetimler yapılacak
Düzensiz göç ve insan kaçakçılığına karşı kontroller artırılacak
Bu durum, özellikle Almanya ve Belçika üzerinden Hollanda’ya giriş yapan göçmenler için seyahatlerde gecikme ve daha fazla denetim anlamına geliyor.
Başvuru Gecikmeleri ve Tartışmalı Tazminat Meselesi
Hollanda, geçmiş yıllarda sığınma başvurularını yasal süre içinde sonuçlandıramadığı için on milyonlarca euro tazminat ödemek zorunda kaldı. Hükümet şimdi bu tazminat sistemini kaldırmayı veya sınırlandırmayı planlıyor.
Eleştirmenlere göre bu adım:
Devlet üzerindeki mali yükü azaltacak
Ancak sığınmacıların hukuki güvencelerini zayıflatacak
Şu anda on binlerce dosya hâlâ karar bekliyor.
Yerel Uygulamalar ve Güvenlik Odaklı Önlemler
Bazı şehirlerde, kamu düzenini bozduğu iddia edilen sığınmacılar için özel pilot uygulamalar devreye sokuldu. Belirli kişilere alan yasağı, hareket kısıtlaması gibi önlemler gündemde. Ancak bu uygulamaların çok sınırlı kapasiteye sahip olması, sorunu çözmekten uzak olduğu yönünde eleştiriliyor.
Entegrasyon Politikaları: Sertlik Yanında Uyum Mesajı
Tüm bu sert önlemlere rağmen hükümet, bir yandan da entegrasyon ve toplumsal uyum programlarını sürdürüyor. Açıklanan “Entegrasyon ve Açık Toplum Eylem Planı” kapsamında:
Hollandaca dil eğitimi
İşgücüne daha hızlı katılım
Kadın göçmenlere yönelik özel projeler
Ayrımcılıkla mücadele
gibi başlıklar öne çıkıyor. Ancak uzmanlara göre bu politikaların etkisi uzun vadede görülebilecek.
AB Politikaları ve Geri Gönderme Süreci
Avrupa Birliği genelinde varılan yeni anlaşmalar, Hollanda’nın da dahil olduğu şekilde yasadışı durumda bulunan göçmenlerin daha hızlı geri gönderilmesini hedefliyor. Bu durum, oturum hakkı bulunmayan kişilerin üçüncü ülkelere gönderilmesini kolaylaştırabilir.
Genel Değerlendirme
Hollanda’da göç ve sığınma politikaları açık biçimde daha kısıtlayıcı ve güvenlik odaklı bir çizgiye girmiş durumda.
Sığınma almak zorlaştı
Denetimler arttı
Hukuki süreçler daha katı hale geldi
Buna karşılık entegrasyon söylemi korunuyor, ancak uygulamada sert önlemler daha baskın görünüyor.
NL
Nederland voert strenger asiel- en migratiebeleid
Nieuwe wetten, lagere erkenningspercentages en verscherpte grenscontroles raken migranten direct
Nederland gaat in de periode 2026 een nieuwe fase in wat betreft het asiel- en migratiebeleid. De regering heeft aangekondigd dat zij de regels aanzienlijk aanscherpt. De veranderingen hebben betrekking op het volledige traject: van asielaanvragen en verblijfsstatussen tot grenscontroles, terugkeerbeleid en integratie. Deze ontwikkelingen hebben directe gevolgen voor honderdduizenden migranten, waaronder ook veel mensen met een Turkse achtergrond.
Sterke daling van het aantal goedgekeurde asielaanvragen
Uit recente cijfers blijkt dat in Nederland nog maar ongeveer een derde van de asielaanvragen wordt goedgekeurd. Dat is een duidelijke daling ten opzichte van voorgaande jaren.
Volgens de Immigratie- en Naturalisatiedienst (IND) zijn de belangrijkste oorzaken:
Meer landen worden aangemerkt als ‘veilig land van herkomst’
Striktere toepassing van de Dublin-verordening
Zwaardere eisen bij de beoordeling van asielmotieven
Voor asielzoekers die niet vluchten voor directe oorlogssituaties betekent dit een aanzienlijk kleinere kans op erkenning.
Nieuwe asielwetten en het ‘twee-statussenstelsel’
Het Nederlandse parlement heeft nieuwe, omstreden asielwetten aangenomen. Een van de belangrijkste veranderingen is de invoering van een twee-statussenstelsel.
Daarbij wordt onderscheid gemaakt tussen:
Personen die vluchten voor oorlog of grootschalig geweld
Personen die asiel aanvragen op basis van individuele bedreiging, politieke vervolging of andere redenen
Deze indeling kan leiden tot kortere verblijfsvergunningen, beperktere rechten en strengere voorwaarden voor gezinshereniging voor bepaalde groepen. Mensenrechtenorganisaties waarschuwen dat dit systeem mogelijk discriminerend en juridisch kwetsbaar is.
Verlenging van grenscontroles binnen Schengen
Ondanks het Schengenverdrag heeft Nederland besloten de interne grenscontroles te verlengen tot medio 2026. De overheid stelt dat deze maatregel nodig is om irreguliere migratie en mensensmokkel tegen te gaan.
Concreet betekent dit:
Meer politiecontroles aan de grenzen met Duitsland en België
Intensiever toezicht op internationale trein- en wegverbindingen
Voor migranten en grensarbeiders kan dit leiden tot vertragingen en extra controles bij reizen.
Lange wachttijden en discussie over schadevergoedingen
Door structurele achterstanden bij de IND heeft de Nederlandse staat de afgelopen jaren tientallen miljoenen euro’s aan schadevergoedingen moeten betalen aan asielzoekers, omdat beslissingen niet binnen de wettelijke termijn werden genomen.
De regering wil dit systeem nu afschaffen of sterk beperken.
Critici vrezen dat hierdoor de rechtsbescherming van asielzoekers verzwakt, terwijl de overheid stelt dat het nodig is om misbruik en hoge kosten te voorkomen.
Lokale maatregelen en focus op openbare orde
In verschillende gemeenten lopen pilotprojecten waarbij overlastgevende asielzoekers strengere maatregelen opgelegd krijgen, zoals gebiedsverboden of extra toezicht. De capaciteit van deze projecten is echter beperkt, waardoor het effect voorlopig klein blijft.
Integratiebeleid blijft bestaan, maar op de achtergrond
Tegelijkertijd benadrukt de regering dat integratie belangrijk blijft. In het kader van de ‘Actieagenda Integratie en Open Samenleving’ worden initiatieven genomen op het gebied van:
Nederlandse taallessen
Snellere toegang tot de arbeidsmarkt
Participatie van vrouwelijke migranten
Bestrijding van discriminatie
Deskundigen wijzen erop dat deze maatregelen pas op langere termijn resultaat zullen opleveren.
Europees terugkeerbeleid aangescherpt
Op Europees niveau zijn nieuwe afspraken gemaakt over de terugkeer van migranten zonder verblijfsrecht. Ook Nederland zal hierdoor eenvoudiger kunnen overgaan tot terugzending naar landen van herkomst of derde landen. Dit heeft directe gevolgen voor mensen zonder geldige verblijfsstatus.
Conclusie
Het Nederlandse asiel- en migratiebeleid beweegt duidelijk richting een strenger en restrictiever model.
Asiel krijgen wordt moeilijker
Controles nemen toe
Juridische procedures worden strakker
Hoewel integratie officieel een speerpunt blijft, ligt de nadruk in de praktijk vooral op beheersing, beperking en handhaving.

