IZTUZU

0
937

IZTUZU

Hayata gozlerimi actigimdan bugune beri beni buyuten yerdir Iztuzu.

Akasyalarla dolu, gol kenarindan gecen o muhtesem yol hic bitmesin derken ayni zamanda biran once ulasmak istedigimdir.

Ilk adimlarimi attigim kumsalim, daha 8 aylikken evde bile “cek kizim!” denildigi anda yuzustu donup yuzuyormus gibi yaptigim, ilk yuzmeyi ogrendigim yerdir.

Sabah saat 8.00’in ne oldugunu ogrendigim, bariyerin oradan, o acik, ogleden sonra dalgalarla cosacak denizin carsaf gibi olusunu, babamin birazdan dalacagi Bibercik Kayalari’ni, az otesindeki Delikli Ada’yi hayranlikla izledigim yerdir.

Daha hayatimin ilk aylarinda ailemle kamp hayatini yasadigim, tum deniz kokusunun cigerlerime doldugu yerdir.

Annemin ellerinden tutup kumsalda 10 Km hic yorulmadan yalin ayak yurumek demektir Iztuzu.

Ablamin ilk su oyunlarini ogretmesidir.

Kumdan kaleler yaparken bir yandan palet yansimalarini izlemektir. Evet baba dalmistir ve en guzel barbunlar, orfozlar, sinaritler, akyalar, kefaller, cipuralar, sokkanlar, lahozlar, karagozlerle gelecektir Gunes gunu yariladiginda. O ani beklemektir; boyumdan buyuk paletleri gururla tasimak; elimde kendi kiloma es balik teliyle yurumektir Iztuzu.

Caretta-Caretta’nin kopan basinin altina dizdigim taslarla govdesiyle birlesmesini beklemektir; oyle bir umuttur.

Barakalardir, hamaktir iki cam agacinin arasinda, gun agaclaridir, hafif bir esintidir.

Karpuzdur, peynirdir, ekmek arasidir. Kesinlikle mangal degildir; yesilin maviyle bulustugu yer var ya, orasidir; yesil bizimdir ve koruma bilincimizi cocukken gelistirmistir.

Diz boyundaki kaziklarin anlamini bilmektir. Carettalar yumurtlasin diye dua etmektir.

Arabayi park edecegimiz cam agaci yillardir beklemistir bizi.

Ilk direksiyon basina gecildigi kis aylaridir Iztuzu.

Ilk deniz sonrasi saat 11 uykusu dunyanin hicbir yerinde bu kadar guzel olmamistir.

Labirenttir hic kaybolmadigim. En guzel 45 dakikalik yolculuktur sazliklar arasinda.

Gerendir, tek tektir, yengectir, mercandir, misinadir. Dedemin cakisini dusurdugum derinliklerdir. Hala uzulurum; ama oradadir; bilirim.

Komsu tekneye ikram edilen kulde pisirilen kahvedir.

Tuzda pisirilmis baliktir, kanal kenarinda.

Akintinin yonunu tahmin etmektir.

Kum taneleridir. Inceciktir. Tertemizdir.

Aciga cekilmis teknede milyonlarca yildizli otelimizde uyumak; o muhtesem koku burnumda, tekne sesleri kulagimda gune baslamaktir.

Byblis’in goz yaslaridir.

Dalyan’dir Iztuzu.

Estir, dosttur unutulmayan.

Bendir, beni ben yapan kivrimlari arasinda. Deniz kokulu, hafif esintili, Gunesli gecmisimdir.

Ve daha nicesidir elbette.

Simdi babaannemin “Betonlarinda bogulasicalar!” diye ilenmesinden nasiplenmemek icin;

Rantinizi da alin yaniniza, hadi bi gidiverin gari!