CUMHURİYET NEDEN KURULDU?

0
558

CUMHURİYET NEDEN KURULDU?

28 Ekim 1923 gecesi Büyük Önder Atatürk “ Yarın Cumhuriyeti ilan ediyoruz” diyerek 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumburiyeti Devleti’nin yönetim şeklinin “Cumhuriyet “olduğu TBMM since kabul edilerek ilan edilmiştir..

Günümüz Türkiye’sinde yönetim şekli Cumhuriyettir..

Cumhuriyet demek;

Dünya ülkeleri arasında medeni bir ülke olduğunu, refah seviyesinin yüksek olduğunu, halkın iradesi ile seçilenlerin yönettiği ülke olduğunu,sıkıntıların, sorunların demokrasi içinde konuşularak çözüldügünü, her bireyin yasalar karşısında eşit olduğunu, her bireyin kendi düşüncesini özgürce ifade edebildiğini, ulusal çıkarların savunmasında başda basın özgürlüğünün olduğunu, kurumların kendi içlerinde özgür olduğunu, hukukun her alanda tesis edildiğini, adaletin her birey için eşit şekilde dağıtıldığını, yönetici kadrolarında bulunan yöneticilerin şefvaf ve hesap verebilir olduğunu, ülke değerlerinin sosyal, ekonomik, tarihi , kültürü, çevre ve doğasının korumak için her türlü önlemlerin alındığını, gelir dağılımında adaletin gözetildiği, her bireyin dünya standartlarında geçim standartları ile aynı ölçülerde gelire sahip olmasını sağlandığını, ülkeyi dünya standartlarında ekonomi sisteme, eğitim sistemine, adalet sistemine,sağlık sistemine kavuşturma, ülkenin güvenliği için her önlemin alınarak profosyonel bir silahlı kuvvetlere ve polis teşkilatına sahip olmasını, ülke kaynaklarını kullanmada titizlik gösterilerek korumada, din, dil, ırk ayrımı yapmadan ülkede yaşıyan her bireyin adalet karşısında eşit birinci sınıf vatandaş olarak görüldüğünü gösteren en büyük kanıttır..

94 yıl önce ilan edilen Cumhuriyetimize karşı biz ne yaptık .?

son 15 yıldır büyük ölçüde saldırılar yapılmış. Laik Cumhuriyetimize saldırılarda “ Anayasamızdan Laiklik çıkartılmalıdır “diyen siyasilerimiz söylemlerde bulunda biz karşı çıkmakda korktuk..!

Anayasal Kurumlarımıza saldırılarda siyasilerimiz başı çektiler…! Din ile Devlet İşleri ayrı olmasına rağmen dini toplumsal yaşantımızın her alanına etkin hale getirdiler..! Öyle hale geldi ki artık her seyimizi DİN ile çözmeye başladık…!

Cumhuriyet kazanımları olan bütün ekonomik değerlerimizi yabancılar sattık…! Ülke topraklarının belli ölçülerde yabancılara sattık…! Üretim yapmak yerine ithalatçi bir devlet olduk..! Osmanlı İmparatorluğunun 650 yılda yapmadığı kadar Camii Cumhuriyet döneminde yaptık…

Eğitim alanında 80 e yakın Milli Eğitim Bakanı getirdik göreve yaz-boz tahtası yapılan bir sistemle gençlerimizi heba ettik…Gençlerimize sınav sınav diyerek AT YARIŞI yaptırdık…

Her vilayete bir üniversite kurduk diye övüne övüne anlattık sokaklarımız işsiz üniversite gençleri ile doldurduk..!

Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin en önemli kurumlarından olan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne en büyük kumpasları ( Ergenoken, Balyoz, AY Işığı, Polenezköy, Askeri Casusluk ) kurarak Devletimizin yatak odası olan KOZMİK ODAYA girilmesini sağlıyarak ülkemize ihanet eden çetelere yardım ettik..!

Ormanlarımızı ve doğamızı koruyamadık ( yangınlar, imara açma, HES’ler vs..)

Şehirlerimize köyden akını önleyemedik, çiftçilerimizi koruyamadık ..! Ataturk’ün üstüne basa basa dediği “Köylü Milletin efendisidir” sözünü biz köle olarak algıladık…

50 yıldır başımıza bela olan terörü bir şekilde  bitiremedik, binlerce vatan evladını Şehit verdik..!

Askerimizi ihtilal yapmaya zorladık..! Demokrasimize ara vermek zorunda bırakıldık..

Dış Politikada “Yurtta sulh, cihanda sulh “ diye Büyük Önderimiz Atatürk’e ve onun değerlerine saldırmayı marifet sanan meczuplar ürettik.!

“ Tam Bağımsızlık “ benim karakterimdir diyen Başbuğumuz Atatürk ve onun emanet ettiği Cumhuriyetin bütün kurumlarını yıpratmak için var gücümüzle çalıştık..!

Ülkemizin değerleri olan “ Aydınlarımızı, gazetecilerimiz, yazarlarımızı, bilim adamlarımızı, askererimizi, valilerimizi, bakanlarımızı , dış işleri mensuplarımızı koruyamadık, ya kazalara kurban verdik, ya katledilmelerine seyirci kaldık veya suikastlerle yok olmalarını önleyemedik..!

Şimdi de moda haline getirdik;

Şehirlerimize ihanet ettiklerini açıklayan Siyasi Parti Başkanlarını, Bakanları görüyoruz, seçimle gelenlerin istifa ettirilerek görevlerinden alınan Belediye Başkanlarını görüyoruz, mühürsüz seçim pusulalarının normal seçim pusulaları gibi gören Yüksek Seçim Kurulu Başkanlarını görüyoruz, hatta seçimlerde iktidara gelen ülkemizin Başbakanı’nın görevden azledilmesini görüyoruz, TV ekranlarında “Yeni bir Devlet kuruyoruz ve Başkanı …” diyebilen parti yöneticileri görüyoruz, görüyoruz ve görüyoruz..

Cumhuriyet bütün bunlar için kurulmadı..!

Cumhuriyet yukarı da yazılanların kabul edilmemesidir, bunları yapanları ülkemizin başından uzaklaştırmaktır, oy vermemektir..

Cumhuriyet hesap sormaktır..! Cumhuriyet kula kulluk etmek değildir..! Cumhuriyet başkaldırıdır adaletsizliklere, fakirliğe….Sahip çıkmadır vatana, al bayrağa, vatan topraklarına…..

Cumhuriyet yolsuzluk yapanları bir kenara koyacağız diyenleri bir kenara koymaktır..

Cumhuriyet bundan sonra yolsuzluk yapanların göz yaşlarına bakılmıyacak diyenlere bundan önce yapılan bütün yolsuzlukların, adaletsizliklerin, adam kayırmacılığın, yandaşlığın, zengin üretmenin, peşkeş çekmenin ihanet içinde olanları yargılamanın adıdır.

Cumhuriyet ; Bütün bu soruları sorup cevaplarını alana kadar dik durmanın, onurlu durmanın, korkmadan her zaman her platformda hesap sormanın adıdır..

Peki ne zaman bu soruları soracaksın?

Cumhuriyet tam bağımsızlıktır..!

Cumhuriyet Bayramınız Kutlu olsun…!

Kamil Kopuz