Citta-Slow

0
706

Citta-Slow

Bundan 2 yıl önce ailemle birlikte sakin şehir Seferihisar’a gittik. Ortacalı Sayın Tayfun İlhan’a ziyarette bulunduk, sohbet ettik. Bir kısmını Stuttgart’ta geçirdiğim mimarlık eğitimimi İstanbul’da tamamlamış ve eş zamanlı iki ayrı üniversitede başladığım yüksek lisansımın ilk yılını geride bırakmıştım. Ne kadar uzakta olsam da, eğitimimi ilk olarak kendimi ait hissettiğim ve gönül borcumun olduğu yerde kullanmak istedim. Bu, dünyanın neresine gidersem gideyim değişmeyecek bir istek. Aklımın ve gönlümün en güzel yerinde hep Dalyan’ı tutarak, edindiğim ve edineceğim deneyimleri birgün kendi yerimin faydalanmasını isteyerek biriktirdim ve biriktirmeye devam ediyorum. “Kendi yerim”, evet. İmkanım olsa sarılmak isterim Güneyege’ye, İztuzu’na, sazlıklara, kanallara… Hayatımın yarısı çok farklı yerlerde geçmiş olsa da, kendimi inşa etmeye Dalyan’dan başladım, ailemin denize ve çevresine ilgi göstermesi sebebiyle çok şanslıyım ki doğduğumuz bu harika yerin hakkını vererek yaşadım. Sarılamadım belki; ama beni sarmasına izin verdiğim açık. Şuan benzer özelliklere sahip bir coğrafyada yaşıyor olmam çok da tesadüf değil galiba.

Ziyaretimiz sırasında Tayfun Abi ile ortak hayallerimiz üzerine konuştuk. Citta-slow’a ilgi duyuyordum ve ziyaretimizin temel sebebi buydu. Seferihisar bildiğiniz gibi ülkemizin citta-slow başkenti. Tayfun Abi de bu konudaki deneyimlerini ve görüşlerini paylaştı. Bu konuda adımlar atabilmem için ilk cesareti veren ve bu süreçte bir nevi mentorum olan Sayın Tayfun İlhan’a teşekkürü bir borç bilirim.

Geçtiğimiz bahar aylarında değerli belediye başkanımız Hasan Karaçelik Hollanda’ya ziyarette bulundular. Benim de o dönemde Hollanda’da bulunmam sebebiyle karşılaşma şansımız oldu. Kendileriyle düşüncelerimi paylaştığımda heyecanlandılar ve destek verdiler. Değerli başkanımız Sayın Hasan Karaçelik’in bu konuya önem vermesi ve hassasiyet göstermesi Ortaca ve Ortacalılar için atılacak önemli ve değerli adımlar için, geleceğimiz için çok değerli. Bunun için, görüşmemize zaman ayırdığı için, kendisine şükranlarımı sunuyorum.

Peki citta-slow nedir?

Cittaslow kelime anlamı olarak yavaş şehir anlamına gelir. Sakin şehir olarak dilimizde kullanılır ve önemli bir felsefenin adıdır esasında. İlk olarak İtalya’da slow-food (yavaş yemek) hareketiyle başlayan ve sonrasında citta-slow’a dönüşen yerel oluşum bugün dünya çapına yayılmıştır. Günümüzde, 30 ülkede 222 şehir sakin şehir olarak kabul edilmiştir. Ülkemizde 11 kent uluslarası belediyeler birliğine üyedir.

Modernleşme sürecinin olumsuz sonuçlarına karşı bir önlem olarak değerlendirilebilir sakin kentler hareketi. Modernite kırılmasından sonra ortaya çıkan en önemli kavramlardan birisi hız olmuştur. Hız kavramı hayatın her noktasında hissedildiği gibi kürselleşmenin de ivmesini artırmış, kentler arasındaki kültürel alışverişin de hızlanmasına zemin hazırlamıştır. Kentlerin bu alışveriş sonucu aynılaşmaya başlaması yerel değerlerin kaybına neden olmuştur. Modernleşme seviyesi her yerde aynı değildir. Fakat bu durum, Faustvari bir istekle, sürekli gelişmek için yıkarak yaratmanın geçtiğimiz zamanlar içinde olumsuz örneklerini kentler üzerinden gözler önüne sermiştir. Dolayısıyla, modernleşmenin negatif etkilerini indirgemek amacıyla, henüz bu tahribata uğramamış ve/ veya yerelliğini, değerlerini koruyarak sürdüren, kendi kaynaklarından üretip tüketimi yerellik üzerinden sağlayan kentlerin sayısını artırmak, hem yerele özgün olan çeşitliliği korumak hem daha kaliteli bir hayat yaşamak hem de yerel ekonominin güçlenmesi açısından oldukça değerlidir.

Çevre ve gürültü kirliliğini azaltmak, yeşil alanları, yaya ve bisiklet yollarını artırmak, alternatif enerji kaynaklarının kullanımını yaygınlaştırmak, tarihi yapıların restorasyonunun yapılmasını sağlamak, misafirperverliği, sosyal hayatı yerel aktörler aracılığıyla desteklemek amaçlarıdır. Yerel kültüre ait etkinliklerin sürdürülmesi, yerel üretimin ve pazarın desteklenmesi önemlidir. Daha kaliteli, sağlıklı bir yaşam sağlamasının yanısıra turizme olumlu katkıları olan bir süreçtir.

Kısaca bu şekilde özetleyebileceğimiz süreci daha sonraki yazılarımda tüm detaylarıyla paylaşmaya devam edeceğim. Ha, bu arada bahsettiğim küreselleşmenin zararları kadar faydaları da olmadı mı? Oldu elbette. Bilgiye ulaşmak kolaylaştı en başında. Birçok işin uzak mesafelerle kontrol edilmesine olanak sağladı. Düşündüğümüz her noktada genişledi dünya. Küresel düşünüp yereli koruyarak kaynaklarına göre en uygununu uygulamak şimdi sırada olan.

Citta-Slow sürecinin Ortaca için hayırlı olmasını diliyorum. Mutlu, huzurlu haftalar…. Saygılarımla…