BREMEN

0
644

BREMEN

Bremen denince akla ilk gelen Bremen Mızıkacıları oluyor kuşkusuz. Henüz okumamış olan küçük dostlarımız için kısaca özetleyecek olursak; sahiplerinden kaçan eşek, köpek,kedi ve horozun Bremen’de müzisyenlik yapması üzerine gelişen bir hikâye diyebiliriz.

Yazarları Jacob ve Wilhelm ismindeki Grimm Kardeşler. Sırasıyla 1785-1863 ve 1786-1859 Yılları arasında yaşamışlardır. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Külkedisi, Rapunzel, Hansel ve Gretel, Parmak Çocuk, Uyuyan Güzel, Fareli Köyün Kavalcısı, Kurbağa Prens, Kırmızı Başlıklı Kız eserlerinden bazılarıdır. Bu masalları mutlaka birçoğumuz okuduk. Özellikle Hansel ve Gretel Masalı’nda geçen şekerden yapılmış ev tasvirlerinin kaynağı olan yapıları görebileceğiniz yer tam olarak Bremen’de. Schnoor Bölgesi genellikle üçer katlı sıra evlerden oluşuyor ve tam bir ortaçağ kasabası. 15. Yüzyıla tarihlenen bu kasaba II. Dünya Savaşı’nda zarar görmüş; ancak Bremen Senatosu 1959 yılında bu evlerin sahipleriyle biraraya gelerek ve devlet desteği sağlayarak restorasyon çalışmalarını başlatmıştır. 1973 yılında Venedik Tüzüğü’ne göre resmi olarak kültür mirası olarak tanımlanmıştır.

Kent meydanında gezerken 789 Yılına ait Bremen Katedrali’ni, nam-ı diğer St. Petri Dom’u görmek mümkün. Meydandan çepere doğru yürümeye devam ettiğinizde, tuğlanın oluşturduğu muhteşem dokunun arasından, dar sokaklardan geçerken büyülenebilirsiniz. Ne yazık ki sokakların sonu bir şekilde otoyola ulaşıyor ve neden Ortaçağ’da, o masalsı dünyada kalmadık ki diye sorgulamanız an meselesi.

Bu hisleri yaşayabileceğiniz başka yerler ise yine Kuzey Almanya’da. Lüneburg ve Lübeck’i gezinize dahil edebilirsiniz. Bir diğer kuzey şehri Hamburg da listenin başını çekebilirdi; fakat 1842 yılının Mayıs Ayında geçirmiş olduğu büyük yangın sebebiyle Ortaçağ’a ait mirasını büyük ölçüde yitirmiş. Yine de bize o dokuyu sunan Deich Sokağı günümüze ulaşmış.

Benim çok sevdiğim bu masalsı kentler umarım rotanıza dahil olur ve siz de deneyimlersiniz.

Keyifli günler diliyorum. Sevgiler…