70’li Yıllar ‐ de Jaren 70 in Turkije

0
1669

Yönetmenliğini Selim Doğru’nun yatiğı reART Collective adlı sanat topluluğu
’70’li Yıllar ‐ de Jaren 70 in Turkije’ adlı müzikal gösterilerinin prömiyerini gerçekleştirdi.
Türkiye’yi değişik yönleriyle anlatan bu çok zengin sahne gösterisinde çok sayıda amatör
ve profesyonel katilımcı görev aldı.
selim4Teatral bir konser olarak sunulan gösteride dönemin değişik müzik türlerinden unutulmaz
şarkılara, yaşanmış öykülere, teatral sunumlara, dönemin televizyon reklamlarına,
filmlerden kesitlere, fotoğraflara ve televizyon programlarından bölümlere yer verildi.

Amsterdam’da Podium Mozaiek adlı salonda gerçekleştirilen gösteride reART Dünya
Müziği Korosu ve solistlerinin yanı sıra Tiyatro oyuncusu İmra Dinçer de görev aldı.

Piyano da Selim Doğru, ney ve yan flütte Sinan Arat ve perküsyonda Alper Kekeç’in
eşlik ettiği şarkılar 70’li yıllarda çok meşhur olmuş ve bugün bile hâlâ çok sevilen pop,
halk müziği, sanat müziği ve film müziği repertuvarından özenle seçilmiş şarkılardan
oluşuyor.
selim6Yasemin Şahin’in Hollandaca sunduğu gösteride söylenen şarkıların Türkçe bilmeyen
seyirciler için Hollandaca ve İngilizce üst yazıyla sunulması gösterinin her kültürden
seyirciye ulaşmasına imkân verdi.

Çocukların sahnede 70’li yıllarda oynanan çocuk oyunlarını gerçekten oynamasıyla
başlayan gösterinin ilk yarısı bir aile çay bahçesi atmosferinde gerçekleşti. Koro üyelerinin
çay bahçesi masalarında oturduğu, tipkı o yıllardaki gibi çay servisi yapıldığı bir sahne
atmosferinde ilk olarak Hababam Sınıfi’nın unutulmaz müziği seslendirildi.
selim7Daha sonra Gülyasemin Meijers ‘İşte öyle bir şey’ ve Yasemin Özalp ‘Pervane’ adlı şarkıları
seslendirdi. Koro tarafindan söylenen ‘Dağlar Dağlar’ın ardından Ferda Alka ’70’li Yıllar’
şiirini okudu.

Televizyon reklamlarının ardından Selahattin Vural çocukluk anılarıyla izleyicileri hem çok
güldürdü hem de o yıllara götürdü. Gecede Ayrica Tülay Bayram güzel sesiyle
Rana Alagöz’ün ‘Her şey bitmedi bitemez’ şarkısını yorumladı.Foto: Murat Kasap(Foto: Murat kasap)
Bir televizyon programında oğlu Cem Karaca’nın müziğe başlarken yaşadığı inanılmaz
olayları anlatan Toto Karaca’dan sonra Cem Karaca’nın artik klasikleşmiş şarkısı
‘Resimdeki Gözyaşları’nı Onur İnel’in güçlü sesinden dinledik.

Özenç Demirkan’ın yorumuyla Sessiz Gemi ve ardından oyuncu İmra Dinçer’in
televizyonun hayatimıza girmesiyle yaşanan ilginç ve komik olayları anlatan performansı
yer aldı. Ardından Nuri Gazibeyoğlu ‘İşte Gidiyorum’, ‘Drama Köprüsü’ ve ‘Başın öne
eğilmesin’ ile  seyircileri coşturdu.

İkinci bölümde Onur İnel ‘Öyle sarhoş olsam ki’ ve Ezgi Köroğlu İspanyol Meyhanesi ile
teatral bir sunum gerçekleşBrdiler. Belma Arolat ‘Dilek Taşı’ ve Özenç  Demirkan
‘Bambaşka biri’ ile seyircileri etkiledi.
selim8Nurdan Saru’nun ‘Fabrika Kızı’ yorumundan sonra Zeki Müren’in sesinden ‘Aşkın Kanunu’
adlı şarkıyı dinlerken Zeki Müren’in eski fotoğraflarını izledik.  Emel Sayın’ın Mavi Boncuk
filminde halının içinde kaçırılış sahnesini ekrandan izledikten sonra Ezgi Köroğlu’nun
sahneye halının içinde omuzlarda getirilmesi seyirciyi çok şaşırtti ve seyirci tepkisini
alkışla Gösterdi.
Emel Sayın’ın güzel şarkısı Mavi Boncuk’u seslendiren Ezgi Köroğlu Emel  Sayın’a
benzerliği ile de büyük beğeni aldı. Roula Tourgaidis  Türkiye’de ‘Olmaz Olmaz’ olarak
bilinen aslında bir Hind şarkısı olan ‘Ligo ligo tha me’ adlı şarkıyı Yunanca seslendirdi.

Ardından İmra Dinçer ve Onur İnel’in çok ilginç bir performansı yer aldı. Ekranda bir
fotoroman olarak hazılanmış görüntülerde şarkıların çevirileri ve sahnede dönemin
şarkılarından kısa bölümlerle bir aşk hikayesi yer aldı.
Foto: Murat Kasap(Foto: Murat kasap)
Bu muhteşem konserin finali bütün solistler, koro ve seyirciyle birlikte söylenen ‘Hayat
Bayram Olsa’ ile son buldu. Gece ile ilgili konuştuğumuz  gecenin mimarı Selim Doğru
‘Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Biz bir ekibiz ve ekip çalışmasını çok güzel bir
şekilde gerçekleştirdik. Herkes canla başla aylarca çalışti ve güzel bir eser meydana geldi.’
dedi. Amacımız sahne ve seyirci arasındaki görünmez duvarı kaldırmak, yeni bir sahne
performansı biçimi üretmektir. Seyirci de sahnedeki performansın parçası olsun istiyorduk
bunu başardığımızı görmek bizi çok mutlu etti.’ dedi.

“Salonun tamamen dolu olması ve herkesin mutlu olması  bizleri sevindirdi.” Yeni  eserlerde  tekrar beraber olmak dileğiyle geceye  özel olarak gelen Bülent Türker
de  bu muhteşem gösteri ve sonrası yapılan eğlence için çok gururlandım’ dedi.

Turker “Selim Doğru’yu bir çok kişi 3. Altin Lale de sanat ödülüne aday göstermişti.
Kendisini ve  ekibini görmek için geldim. Çok mutlu oldum. Buna vesile olan Ferhan
Fidan’a teşekkür ederim.  Dans sorumlusu Hikmet Taşdemir, emeği geçen Serkan Kaba,
aksesuarda Zeynep Günal  ve yine ekip içinde büyük emek sarfetmiş olan tüm gizli
kahramanları kutluyoruz. Geceye Almanya ve Belçika’dan da vatandaşlarımızın
katilması bizleri mutlu etti.” dedi.

Fotoğraflar:  Murat Kasap