REFERANDUM 2017

0
848

REFERANDUM 2017

Türkiye’de “Anayasa’nın 18 maddesinde yapılan değişiklik Türk halkına sorulmuş ve % 51,41 lık bir EVET OY´u ile kabul edilmiştir.

Demokrasilerde halkın OY’una saygı gösterilmelidir. Türk halkı sandığa giderek tercihini yapmıştır. Bundan sonra yaşanılacak olumlu veya olumsuzluklardan sorumlu olan bu %51,41 lık seçmendir..!

16 Nisan 2017 tarihli referandum Türkiye’ye ve Türk Milleti’ne hayırlı olsun.!

Oy pusulalarına itirazlar olacaktır tabiki, fakat özde bir şey değişmeyecektir..Demokrasi sistemlerinde seçimi kazananlar demokrasiye inananlar tarafından kazananlar tebrik edilir…Bende kutluyorum..!

Dersine iyi çalışanlar kazanmıştır..!

Kaybeden taraflar itirazlara, başka söylemlere  başvurmadan öncelikle kendi çalışmalarını sorgulamalıdırlar…Öz eleştiriler beklemek de Türk halkının hakkıdır.. Yapabilen siyasiler öncelikle bunu yapıp gereğini yapmalıdırlar..

Burada isaret etmemiz gereken önemli bir konuda Türk Halkı’nın  “Demokrasi inancı” nın ne kadar kuvvetli olduğudur…Bir kaç olay dışında – ki Diyarbakır’da ölümle sonuçlanan olay dışında seçmen sandığa giderek OY’larını büyük bir olgunluk içinde kullanmış ve tercihini yepmıştır..

Referandum’da EVET ve HAYIR oylarının birbirine çok yakın çıkmasının bundan sonra Türkiye’yi yöneten Hükümet ve Sayın Cumhurbaşkanımızın daha fazla sorumluluk taşıması, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı olarak toplumun bütün kısımlarına karşı eşit olarak durması ve sorunmluluğunun daha fazla arttığının bilinci ile öncelikle danışmanlık kurumuna ve onların açiklamalarına karşı toplumun duyarlılığına öncelik vermesi gerekmekdedir diye düşünüyorum…

Ayrıca Hükümetimizin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın  referandum propagandası boyunca iç siyasi dinamiklere ve yurt dışı ülkelere karşı kullanılmış oldukları siyasi uslüplerinde mutlaka değişiklikler yapmalılar ve barış ve karşılıklı saygıya dayalı bir dil kullanmaları ve Avrupa ülkelerinde yaşayan 5 milyona Türk Vatandaşı’nın sosyal, ekonomik ve kültürel sorunlarında oluşan olumsuzlukları en kısa zamanda bu ülkelerle yeniden  kurulacak olan siyasi ilişkilerle ortadan kaldırmalıdırlar..

Hollanda ile  yaşanan siyasal olumsuzlaklar sonucunda Hollanda  Türk Toplumu’a karşı oluşan hoşgörüşsüzlük, var olan ayrımcılıkda ki artışlar bir şekilde sorumluluk alınarak Holllandalı muhatapları ile yeniden kurulacak olan siyasi ilişkilerle yeni bir  çözüm sürecine başlanılmalıdır..

Yoksa ileriki yıllarda bizleri yaşadığımız Hollanda’da zor ama çok zor günler beklemekdedir..Referandum sürecinde gerek iç dinamiklere ve dış dinamiklere karşı kullanılan nahoş, kabul edilemez söylemlerin siyasi olarak sorumluluklarından kaçınılmaz zararlarını yine Holllanda Türk Toplumu çekecektir..

Unutulmamalıdır ki ; kısa süreli  siyasi başarılar elde etmek için yapılan her iş söylenilen her söylem halka zararlı olarak geri dönmektedir..

Referandum sonuçları Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni öncelikle  Batı dünyası ile olan tarihi ilişkilerinin bittiği anlamında değil yeniden daha hızlanacak bir ivme ile Avrupa Birliği aday ülkesi ve diğer Avrupa Birliği kurumları ile olan ilişkileri yeniden ve acilen kurmalı ve  bu ülkelerde işbirliği yapılarak bu ülkelerde ki Türkiye karşitlarının tavırlarına cevap niteliğinde ilişkiler yeniden kurulmalıdır..

Referandum sonrası kimse zafer kazanmamıştır, kimsede mağlup olmamıştır. Kazanan Türk halkının demokrasiye olan inancı olmuştur. Bunun bu şekilde algılanması hepimizin yararınadır.

Referandum ile siyasi iktidar; ülkemizin sorunlarını çözmede Türkiye’de ki bütün siyasi ve toplumsal kurumlara karşı saygılı, hoşgörülü  diyaloglarla birlikde hareket etmesini beklemek Türk Vatandaşları olarak  hepimizin hakkı olduğunu referandum da kullandığımız OY’larımızla söylediğimizi ve beklediğimizi beyan ettiğimizi düşünüyorum..

Kamil Kopuz

Drunen, 17 Nisan 2017