Komplo teorisi; 15 Temmuz başarısızlık üzerine kurgulanmış başarılı bir darbe mi?

0
1265

Komplo teorisi; 15 Temmuz başarısızlık üzerine kurgulanmış başarılı bir darbe mi?

Kısa ve bir o kadarda uzun aradan sonra öncelikle “Merhaba” dememde bir sakınca olacağını düşünmüyorum, biliyorum sizleri çok ihmal ettim fakat beynimin içerisinde dolaşan manyak ötesi sorularla uğraşıyordum. Deliliğin vermiş olduğu yetkiye dayanarak o soruların cevaplarını sizlerle paylaşma kararı aldım.

İlk önce; “Komplo teorisi ne dir?” ile başlayalım. Türk Dil Kurumuna göre; “Bir kimse, kuruluş veya ülkeye karşı gizlice, zarar verici tuzak kurulduğu varsayımına dayanan düşüncelerin tümü.” Bu açıklamaya dayanarak kendimi “komplo teorisi” manyağı ilan etmiyorum fakat siz edeceksiniz.. Delilik zaten var olan fakat yok olmaya mahkûm edilen bir akıldan oluşmuyor muydu? Yazının diğer kısmında “emperyalizm” kelimesine de ihtiyacımız olacağı için onun anlamına da bir göz atalım önce. Emperyalizm Türk Dil Kurumuna göre; “Bir milletin sömürü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık, yayılımcılık, emperyalistlik.” Artık devam edebiliriz…

Geçtiğimiz aylar Türkiye Cumhuriyeti için çok sallantılı geçti, darbe girişiminden tutun anayasa değişikliğinden çıkın fakat benim teorime göre 15 Temmuz 2016’de başlamadı olaylar…

Eğer Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleştirilmiş darbeleri göz önünde bulundurursak aslında biz şu an 50’li yıllarda başlamış olan bir sürecin sonuna yaklaşmak üzeriyiz. 1960 ve 1980 yılları arasında gerçekleştirilen darbe genelde sağ iktidarları düşürmek için yapılmıştır fakat ne hikmetse darbelerden sonra içeriye atılanların genelde aydın, yazar, gazeteci ve Amerika emperyalizmine karşı olan insanların olduğunu göreceksiniz, yani çoğunluk Amerika emperyalizmine karşı olanlardan oluşuyor. Söyleyeceklerim şok etkisi yaratabilir fakat adı üstünde “komplo teorisi” işte, çok fazla da şaşırmayın bence. Ne demişler? “Delidir ne dese yeridir” fakat bunu söyleyen atalar bir de “Deliye malum olurmuş” demişler… Uff,  yok olmaya mahkûm olan aklımı karıştırdı yine bizim “çok bilmiş” atalar…

Geçtiğimiz temmuz ayında gerçekleştirilen “başarısız” darbe’den sonra “demokrasiye sahip çıkma” adı altında asıl darbe “başarılı” bir şekilde gerçekleştirilmiştir. İlk başlarda farklı teoriler ortada dönerken aslında şu an yavaş yavaş bütün taşlar yerine oturmaya başladı. Yoksa, 15 Temmuz darbe girişiminden sorumlu tutulan şahsın lehine neden adımlar atılsın? Yurt dışında bulunan suçlulara “dönün” çağrısı yapıldıktan sonra 3 ay içerisinde dönmezlerse Türk vatandaşlığından çıkartmak istiyorlar. Peki, bu okyanus ötesinde yaşayan ve hakkında ille de idam naraları atılan o şahsi bir nebze olsun kurtarmak anlamına gelmiyor mu? “Okyanus ötesi asıl darbe için kendini feda mı etti?” Sorusu yok olmaya mahkum edilmiş olan beyin hücrelerimi zorluyor ve sonra cevap veriyor; ”Etmiştir abi, neden etmesin oyun büyük neticede…”

Hakkında soruşturma açılan, içeriye atılan yazar ve aydınlara baktığımızda ise bunların çoğunluğu yine 70’li ve 80’li yıllarda olduğu gibi emperyalizme karşı olan insanlar. Peki, halk bu başarısız darbe ‘den sonra asıl Darbe’nin neresinde? Bence tam içerisinde fakat içerisinde olduğunu şu an için daha tam çözememiş durumda. Evet, halkça biz darbelerden nasibimizi almış insanlarız ve biz halk olarak darbelere karşıyız. Bu bilindiği için farklı bir kılıfa sokularak, tam olarak “Demokrasiye sahip çıkma” kılıfına sokularak gerçek darbe gerçekleştirilmiştir. Bu süreç AKP ile başlayan bir süreç falan değil. Benim komplo teorime göre, AKP’den tutun Süleyman Demirel, Adnan Menderese kadar hepsi Amerika emperyalizmi tarafından bir kukla olarak kullanılmıştır. Oyun gerçekten büyük fakat oyunu oynayanlar şu an oyuna karşı olduklarını iddia ederek halkın ben deyim yarısı siz deyin %50’sini ayakta uyutuyorlar.

Orta doğu topraklarında birinci dünya savaşından sonra asıl oyunu bozan Sovyetler birliğinin kurulmasıyla başladı, ne kadar gizli anlaşma varsa itilaf devletleriyle hepsini açığa vuran Sovyet Birliği olmuştur. İtilaf devletlerine karşı asıl devrim ise 1918 ve 1922 tarihleri arasında gerçekleştirilip bazı “güçleri” masaya oturtup Lozan anlaşmasını imzalatarak gerçekleştirilmiştir. Şu an ise o devrimi yıkmaya çalışanlar vardır. Geçenlerde çok sevdiğim bir arkadaşımla konuşurken bana şöyle bir soru sordu” Şenay, sence HDP neden anayasa değişikliğini desteklemiyor? Neticede yeni sisteme göre eyaletlerden oluşacak Türkiye ve HDP’nin aslıda destekleyebileceği bir durum bu?” Evet, eyaletler HDP’nin destekleyeceği bir durum olmasına rağmen desteklemiyor… Açıkça desteklediğinde millet “Asıl” oyunu görüp bozabilir korkusundan olabilir mi? Bence olur…

Her ne kadar Gülen, HDP ve AKP birbirine düşman gibi görünse de ve AKP tarafından sıkça “Amerika oyununu” bozacağız deseler de üçü de bence şuan o “Amerika oyununun bir parçası… Peki MHP bütün bunları göremiyor mu? Ben Ülkücü arkadaşların vatanlarını Amerika Emperyalizmine peşkeş çekeceğini düşünmüyorum fakat partinin başındaki bu oyunu görmek yerine belki de kendine ait görüntüleri görmemeyi daha doğru bulduğu için şu an AKP iktidarını destekliyor görünümünü üstlendi… Bu da diğer bir soruyu çağrıştırıyor; “ Vatan o “görüntülerden” daha mı önemli?”

Siz bu teorilerin üzerinde düşünmeye devam edin, bende teorimi geliştirmeye devam edeyim… Komplo teorisi manyağı olmuş muyum?

Loca gundi loves you..

Unutmayın; “Mevzu bahis vatansa, gerisi teferruattır!”

İnsanca kalın,

Cumhuriyetin büyümeyen asi kızı…

Şenay Tosun