16 mart 2017’de Görüsürük!

0
1020

16 mart 2017’de Görüşürük!

Ne oldu? Niye öyle baktınız? Merak etmeyin 16 mart 2017’de evlenmiyorum, rahat olun.. Hem siz beni tanıyamadınız mı hala cicim? Bağımsızlık ve özgürlük benim karakterimdir..! Evlenmiyorum çünkü herşeye karşı olduğum gibi evliliğe de karşıyım ben her ne kadar çok ciddi fakat bolca buynuzlamalı, yarım aldatmalı ve kabuklu ihanet dolu bir müessese olsa da… Ay yine hepsini aynı kefeye soktum, eehh canım siz de bana laf sokmayın bende bir şey ve birilerini aynı kefeye sokmayım ama di mi? Hem ne o öyle noter karşısına geçip mal devir teslim eder gibi? Mal miyiz da devir teslime ihtiyacımız olsun.. ! Neyse, şaka maka ve sokmalar bir yana 16 mart 2017 önemli bir tarih efendim bilhassa Hollanda devleti için pardon, çılgın Türklerin deyimiyle “Gavur”memleketi için.. İzin verirseniz yüksek müsadenizle affınıza sığınarak açıklayayım çünkü sizler efendim herşeyi benden çok daha iyi biliyorsunuz çakma Einsteinlarim..

Gelelim bombaya; 15 mart 2017 tarihinde Hollanda’da genel seçimler gerçekleşecek..! Büyük süpriz değildir herhalde.. “Eeehh neden 16 mart önemli” dediğinizi duydum! 16 mart kesin sonuçlar belli olacak da o yüzden! Umarım Hollanda siyasetini de Türkiye siyaseti kadar takip etmeye başlamısınızdır bu arada. Haber kaynaklarınızın önemine girmiyorum çünkü bilindiği gibi bizim bazı basın mensuplarımızın “Kahraman” ilan ettikleri aslında yerle bir ediliyor parlementoda.. Açın tartışmaları izleyin kendi gözünüzle görür ve kulaklarınızla duyarsınız! Pardon kuzum ne dedin? Dil sorunu mu? Nasıl yani? Hala iki kelimeyi bir araya getirip konuşamıyorum ve dinlediğimi anlamıyorum mu diyorsun sen yoksa cicim? At gözlüklerini de mi atamıyorsun? Ne dedin kuzum? Japon yapıştırıcısıyla mı yapıştırdılar? O zaman sende çekeceksin.. Yapıştır çek misali, uf sanki ada yapıyoruz! Dil sorununu aşmak için gece gündüz sosyal medya’da ona buna laf sokmak yerine kıracaksın dizlerini, oturacaksın, açacaksın kitabı ve Hollandaca ÖĞRENECEKSİN! Sonra kalkıp yargısız infaz yapıyorsunuz benim şartellerim atıyor ardından kediler trafolarıma giriyor ve trafolarım falan yanıyor! Ruh hastası mı yapacaksınız beni kuzum? Gerçi ne demiş asrın ünlü düşünürlerimizden olan ben deniz Loca Gundî; “Kahrolsun karakteri psikolojimden daha bozuk insanlar ve yaşasın tam bağımsız ruh hastaları..!”

Farklı siyasi partiler parti programlarını açıkladı, bazılarının programı bir sayfayı geçmiyor bazılarının programı ise oku babam oku bitmiyor. Geçenlerde Türkler tarafından organize edilen katıldığım bir “Program”da birileri birilerine oy verin dedi.. Ben tam tersini söylüyorum.. Parti programlarını okuyun ondan sonra oyunuzu kullanın.. Parti programlarında dikkat etmeniz gereken konular ise tabiki sağlık, eğitim, sosyal güvenlik, işsizlik hakları, eşitlik veeeeee özgürlükler.. Eşitlik ve özgürlüklere din ve ırk eşitliği ve özgürlükleri giriyor ve bu Avrupa standardlarına göre yani anavatanla karıştırmayalım çünkü şu sıralar O’halde ben kendi vatanımda çok fazla insan hakları ihlali falan filan görüyorum, gözlerim kör olmasın emi! Gerçi sağ -5 miyop sol -5 miyop.. Beddualarınız mı tuttu cicim? Gözler miyop ama kulaklar sağlam sükür..

Unutulmaması gereken diğer bir konu ise parti programları da bir garanti teşkil etmiyor.. Bir kaç sene önce değerli ve yakışıklı başbakanımız Rutte’nin ilk PVV partisi ile kurduğu “A La Rutte” çakma hükümetinin düşmesinden sonra gerçekleşen seçimden tam bir gün önce televizyon tartışmasında sorulan “Bize hangi garantileri verebilirsiniz” sorusuna PVDA yani işçi partisinin lideri yakışıklı keltos Samsom;”Hiç bir garanti veremeyiz! Biz hükümet devletinde yaşıyoruz ve bir şeylerden ödün vermiliyiz ki bir şeyler alabilelim fakat benim partim için en önemli konu ve ödün vermeyeceğimiz konu eğitimdir!” demişti. O an; “Yürü beeeeee! Kim tutar seni koçum! Oyum sana!” dedim ve gittim ertesi gün yakışıklım keltosum Samsom’uma oyumu verdim! Gerçi sonrası hüsran, ayrılık ve aldatılma.. Samsom’la arama çok değerli bakanımız Asscher girdi Motivaction araştırmasıyla, kara kedi neolacak, kıskandı herhalde! İşçi partisinden uzaklaşmak zorunda kaldım ve bir celsede boşandık..! Hollandalı çılgın Türklerin çoğunluğu gibi Türkiyede sağ gösterip Hollanda’da sol vurduğum için değil tabi ki, biz buna anlaşamadık ayrıldık diyelim iki medini insan gibi.. Gerçi arada sırada hala kırmızıya olan aşkımdan flörtleşiyoruz güller ve şarap eşliğinde.. Tabi her ikisi de kırmızı.. Parti kırmızı.. Ben kırmızı.. Yaşasın kırmızı!

Önümüzdeki dönemlerde parti programlarını inceleyip yazacağım ve hep beraber Hollanda siyasetiyle haşır neşir olacağız çünkü burası bizin vatanımız! Aramızda kalsın ama Hollandayı seviyorum ben, Hollandalıları da seviyorum, her ne kadar sarışın olsalarda iyi insanlar .. Dediğim gibi, aramızda kalsın çünkü şu sıralar doğup büyümediğin ülkenin haricinde doğup büyüdüğün ülkeyi sevdiğini söylediğinde de vatan haini damgasını yiyormuşun cicim, istihbaratlar o yönde.. Neyse, Loca Gundî loves you!

Cumhuriyetin büyümeyen asi kızı,

Şenay Tosun