Bayramdan Bayrama

0
765

Bayramdan Bayrama

Babamın öldüğü yıl artık bayramlaşmanın anlamı kalmamıştı 22 yaşında öğrencilik hayatımda. Hoş anam yaşıyordu kardeşlerim yaşıyordu fakat nedense o yıl babam önemliydi. Utrechtte yaşıyordum ve rotterdam o kadarda uzak değildi. 40 dakikalık bir mesafe… ister arabayla olsun isterse trenle… git gel 80 dakika… ama içimden gelmiyordu bayramlaşmak…

Yıllar sonra bir şeyi kavradım… ölenler giderken içini acıtıyor… farklı düşünmene yol açıyor… keşkeler tekrar yaşantına giriyor… kızgınlıklar, pişmanlıklar, sevgiler karma karışık duygular peşini bırakmıyor… Aslında ciddi bir hesaplaşmaya giriyor insan… sonra? Sonra yine kalıyorsun tek başına… yine aynı tas aynı hamam… fazla değişen bişey olmuyor…

Bayramlarda küsler barışırlarmış… Küsmek nedir sorusuyla boğuşurken barışmanın anlamı ortaya çıkıyor… O zaman her bayram barışalım… Her bayram içimizi birbirimize dökelim… aklanalım…

VE HER BAYRAM İNADINA SAVAŞA KARŞI ÇIKIP BARIŞ İSTİYELİM… dünyanın hiç bir yerinde bombalar patlamasın… çocuklar ölmesin… “…şekerde yiyebilsinler…”

 

Dipnot: Geçen Pazartesi Özcan müdürüm yazmaya başladı… peşinden bizim deli kız Şenay yazmaya başladı… demek ki artık sezon açıldı… Hollanda’nın karışık atmosferinde bir süre izlemekle kalmayı doğru buldum… yakında gözlemlerimi paylaşacağım… Herkese MERRHABA