Irkçı miyiz? Ne alaka! Biraz-cık?

0
558

Irkçı miyiz? Ne alaka! Biraz-cık?

Geçtiğimiz hafta pek bir hareketli ve bereketli geçti yarabbi şükür. Bilindiği gibi DENK partisine Surinam uyruklu Sylvana Simons katıldı. Sorun Sylvana Simons’un siyasete atılması değil.. Sorun samimi gelmemesi bazı şeylerin..

Siyahi insanların ciddi bir kölelik tarihi var. Hatta bu dünyada siyahi ve Kızılderililerin çektiğini başka bir millet çekti mi bilmiyorum.. Bundan daha 50 yıl önce siyahi insanları “beyazlar” görücülüğe çıkartırdı ve “beyazlar”, hayvanat bahçesinde hayvanları izlemeye gittiğimiz gibi siyahi insanları izlemeye giderlerdi.
Bu resim 1958 yılında Belçika da çekildi ve görücülüğe sunulan ise daha iki yaşında olan bir kız çocuğu! Utanç verici.. Siyahiler ülkesi Surinam bağımsızlığına kavuşalı daha 40 yıl oldu ve köleliğin kaldırılmasının üzerinden ise 153 yıl geçti.. Her sene 1 temmuz Surinam halkı bu günü kutlar.. Kölelik nedir bilir misiniz? Nerden bileceksiniz.. Kuranı kerimde bir toplumun her zaman özgür yaşadığını yazan bir ayet varmış ve buna Türklerin olduğunu inanlar var. Buna inananlara neyi anlatmaya çalışıyorum ki sorusu da aklimi kurcalamıyor değil hani..

Her neyse biricik görümceme dönelim.. Denk partisi Sylvana Simons ile irtibata geçtikten sonra Sylvana ablam siyasete katıldı zaten yıllardır Hollanda televizyonlarda gördüğümüz bir sima.. Samimi gelmeyen tarafı ise güya ırkçılığa karşı olmaları.. Ciddi bir ırkçılık sorunu var şuan Hollanda’da fakat bizler ne kadar ırkçıyız? Bunu hiç düşündük mü? En önemlisi bu soruyu hiç sorduk mu kendimize?
Biz, çılgın Türkler, hepsi değil tabi ki, kendimizi her toplumdan daha üstün görmüyoruz mu? Yalanlamaya kalkmasın kimse! Gözümün içine baka baka söyleyin hadi öyle olmadığını! Siyahilere hangi gözle baktığımızı çok güzel tecrübe etme fırsatım oldu o yüzden bazı insanlara nasıl yaklaştığımızı çok iyi biliyorum! Siyahilere tepeden bakanların çoğunluğu bu partiye oy verecek ve güya ırkçılığa karşı çıkacaklar çünkü kendileri bu ülkede dışlanmakta.. Niyetler amellere göredir.. Önce kendimiz insanlara insan oldukları için değer vermeyi öğrenelim ve kendimizi her ırktan üstün görmekten vazgeçelim mesela! Çılgın Türkler değil miydi kara sevdamın sünnetine varana kadar karışanlar..? Canı çıkasıca canım benim, bu arada aklıma gelmişken söyleyim içimde kalmasın, sünnetliler sünnetsizlerin üzerinde doğrudan bir üstünlük sağlamıyor.. Haberin olsun istedim!

Sadece bu konuda ırkçı değiliz.. O kadar çok fazla konularda ırkçılık yapıyoruz ki.. En basit örneği, şu yaşadığımız ülke, bizi besleyen ülke yani Hollanda’ya bile “Gavur Memleketi” diyebiliyoruz.. Bu ülkenin de bir ismi var canim benim..! İsmi ise HOLLANDA! Gavur memleketi değil! Hele hele gavur tohumu gibi kullanılan kelimeler hiç hoş değil! Ağzınıza ille de Antep biberi mi surelim yani? Bazılarımızın üstünlük duygusundan vazgeçtiğini ölmeden önce görür müyüm ey yüce Allah’ım? Çok çok çoooooooook AMIN!

Umarım Sylvana ablam siyahi insanları siyasi çıkarlar için kullanmaz ve en önemlisi umarım Sylvana ablam siyahiliğini kullandırtmaz! Hiç bir toplum başka bir toplum tarafından kullanılmayı hak etmiyor. Hepimiz bu dünyaya huzur ve mutluluk içinde yasamaya geldik. Çocuklarımıza güzel yarınlar sağlamak için calistik, gerçi hoş daha çocuğum yok ama olur bir gün herhalde.. Dünyaya bir melez de benden hediye olsun. Çocukcağızıma da artık bazıları ırkçılık yapar fakat nasıl yapacaklar merak etmiyor da değilim..? Neticede çocuğun annesi Türk babası Surinamlı.. Demem o ki çok değerli Tunahan ve Selçuk abilerim Türklerin arasında da ciddi bir ırkçılık sorunu var ve bu ırkçılık sorunu benim şuan için olmayan fakat bir kaç yıl sonra olacak olan çocuğumu da etkileyecek.. Bu sorunu nasıl çözeceğiz çok değerli biricik abilerim? Samimi gelmiyor bana diyorsam bir bildiğim var da diyorum değil mi?

Hollandalıların Irkçılığı ise bizi doğru düzgün tanımamalarından kaynaklanıyor. Kaç defa komşunuzla sohbet ettiniz mesela? Kaç defa birbirinize kahve içmeye gittiniz? Hangi Noel’de komşuna Noel bayramınızı kutlarım dediniz? Noel’i kutlayın veya kutlamayın.. Siz hiç adım atınız mı? Ben o adımları attım ve çok güzel sonuçlar elde ettim. Hatta en güzeli ise Wilders’ın partisini destekleyen biri ile saatlerce sohbet ettikten sonra o kişinin kalkıp; “ben sizi gerçekten olduğu gibi tanımamışım..!” demesi oldu.. Sorun ne biliyor musunuz? Kendi dünyamızdan dışarıya çıkmıyoruz, düzenlediğimiz etkinliklerin kaçını Hollandaca kaçını Türkçe yapıyoruz? Kaçı Hollanda’daki yaşamla alakalı kaçı Türkiye’yle alakalı? Kendi kabuğumuzu kıramıyoruz. Neden? Çünkü kendi kabuğumuzu kırdığımız takdirde tanımadığımız ve en önemlisi korktuğumuz bir dünya var. Korkmayın, o bilmediğiniz dünya düşündüğünüz kadar korkunç değil. Öcüler ya da Freddy Kruger falan yok yani.. Sakin olun..

Bizler nasıl bazı insanlara ön yargılıyla yaklaşıyorsak onların da bizlere ön yargıları var.. Fakat önemli olan ön yargıları yıkıp beraber yaşamak.. Yan yana birbirinden habersiz yaşamak değil!

Denk partisinde ki insanlarla kişisel bir sorunum yok kesinlikle ki zaten PVDA partisinden ihraç edildikten sonra partiden anında uzaklaştığım! Sadece seçmenlerinin arasında güya ırkçılığa karsı gelenlerin arasında ırkçıların bulunması biraz-cık midemi bulandırıyor o kadar.

Irkçılığın bir gün kökü kurur mu? Bilmiyorum.. Bir gün insan gibi insan olur muyuz? Güzel soru.. Sanırım bu sorunun cevabı ise; İnsanları din ve ırklarından dolayı yargılamadığımızda ve kendi çıkarlarımızı bir kenara bırakıp insanlara insan oldukları için değer verdiğimizde insan oluruz.. Sizce?

Loca Gundi sever sizi.. Sade ve sadece insan gibi insan olanları tabi.. Diğerlerinin diline de Antep biberi süreceğim!

İnsanca, kadınca, sevgiyle kalın

Cumhuriyetin Büyümeyen asi kızı

PAYLAŞ
Önceki İçerikPutperest..!
Sonraki İçerikErkeklere şiddete HAYIR!